Elif

Elif
@buludkafa
Burası benim okuma günlüğüm.. Kitap paylaşımı yaptığım instagram hesabıma da beklerim instagram.com/buludkafa/profi...
Rabbimiz! Senin yüce kitabında ve senin şerefli elçinin sözlerinde yer alan her ne varsa onu senin muradına uygun şekilde anlamayı ve kavramayı bize nasip eyle. Anladıklarımızı hayatımıza yansıtmayı, başkalarına da aktarmayı, böylece senin dininin üstün olması için gayret gösteren bahtiyar kullar arasında yer almayı bize nasip eyle. Rabbimiz! Bizi haramları, günahları şirin görmek ve göstermek gibi bir kötülükten muhafaza eylesin. Haramlara karşı sürekli bir teyakkuz halinde bulunmayı, haramlardan uzak durma bilincini bize lütfeyle. Âmin.
Sayfa 224
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·128 syf.·
2026 34. kitabı
| Merve Uygun - Tasa Kuşları Geçtiğimiz ay okuyup paylaşmayı unuttuğum bir kitap daha. Uzun zamandır öykü türünde bir kitap okumadığım için Tasa Kuşları benim için güzel, farklı ve özlem dolu bir okuma oldu. Tasa Kuşları, okurunu “evvel zaman içinde” diyerek uzak diyarlara ve bilinmedik insanların hayat hikayelerine götüren bir kitap değil. Aksine dünün, bugünün ve yarının arasından süzülen insan hikâyeleriyle yaşadığımız zamanın gerçekliğinin tam ortasına bırakıveriyor. Reels videoları, DM’ler, date’ler hatta Dubai çikolatası derken bazen bir kafede oturup yan masadaki zamane insanının sohbetine kulak vermişsiniz hissi uyandırıyor. Bir yandan tebessüm ettiren öykülerdi bunlar… bir yandan da fark ettirmeden yaranın çevresinde dolaşıp usul usul sızlatan… Okurken bazı satırlarda bunu derinden hissettim. Özellikle kitaba ismini veren Tasa Kuşları öyküsü. O kadar etkileyiciydi ki Naz’ın başının üstünde, omuzlarında, bazen de sırtında taşıdığı tasa kuşlarından biri kitap bittiğinde sanki benimle kalmaya devam etti. Elif
Tasa KuşlarıMerve Uygun · Ketebe Yayınları · 20267 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2026 35. kitabı
| Hediye Demet Akan-Yara Atlası Okurken alıntılara boğmamak için direndiğim bir kitap daha. İnsanın kendi içindeki okyanusa yaptığı sessiz ama derin yolculuk gibi hissettirdi bana bu kitap. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey aslında içindeki olay örgüsünden ziyade hissettirdiği hislerdi. Böyle bir roman olacağını hiç düşünmemiştim. İçimdeki kelimelerin bu kitapta sayfaları doldurduğu yerlere şahit oldum. Romanın merkezindeki karakter, hayatın içinde var olmaya çalışırken kendine yabancılaşmış bir insan. Kalabalıkların arasında yalnız hisseden, kendini takdir etmesini bilmeyen, insanları iyi gözlemlemeye bağlı iç sesiyle yaşayan ve içinde neyin eksik olduğunu tam olarak tarif edemediği bir boşlukla mücadele eden “travma yükü fazla” olan biri. Biz de bir doktorla konuşmalarına şahitlik ediyoruz. Bu aslında bir tedaviden çok, kendi ruh okyanusunun derinliklerine doğru yapılan bir keşfe dönüşüyor. Okurken birçok yerde kendimden parçalar buldum. Hatta bazı sayfalarda, terapide konuşan kişi sanki benmişim gibi hissettim.🫨 Sanırım yazarın en sevdiğim yanı da bu oldu. Görünmeyen yaraları öyle güzel anlatıyor ki insan kendini anlaşılmış hissediyor Üstelik yazar bunu çok sade ve samimi bir dille yapıyor. İnsan bazen içindeki boşluğun sebebini de, taşıdığı yaranın yerini ve kaynağını da tam olarak bilemeyebiliyor. Ama bu kitap, o boşluğa ışık tutuyor ama size o boşluğun kaybolacağını vadetmiyor.. adını koyamadığın duyguların peşine düşüp yaralarının atlasını çıkararak sana kendini biraz daha yakından tanıma fırsatı sunuyor. Bazı yaraları iyileştirmek istemiyorum daha fazla. Düzeltmek istemiyorum. Acıyla terbiye edilmeye razıyım. İnsan, Allah’ı en çok acıdan kıvranırken hatırlıyor, yalan değil. Ve insan konuşmaların en güzelini Allah’a acıyla yaklaştığında yapıyor.
Yara AtlasıHediye Demet Akan · Timaş Yayınları · 202662 okunma
Efendimiz(sav) bir hadis-i şerifinde, "En hayırlı mümin, görüldüğünde Allah'ı hatırlatandır." buyurur. Günümüzde ise böyle insanlara rastlamak oldukça zordur. Çünkü günümüz dünyası sahte insanlarla doludur. Hatta dışarısı böyle insanlarla dolu olduğundan insanlar da sahteyi gerçek zannetmektedir. Bu insanlar piyasada hâkim olursa, ölçü de sahte olur. Sahte insanlıkta, menfaat ve çıkar ilişkisi üzerine kurulan ilişkiler vardır. Kişi, başkasının işine yaradığı sürece değerli kabul edilir. Hakiki insanlıkta ise merhamet vardır; kişi başkasını yaşatmak için yaşar.
Sayfa 11
“Bende iman var.” diyorsanız ve bu iman hayatınızda hiçbir değişime vesile olmuyorsa, o iman hastalıklı demektir. Çünkü gerçek iman, bünyeye girdiği anda kişiyi değiştirir; davranışlarına, sözlerine ve ahlakına yansır.
Sayfa 11