En önemlisi de, legolarla her şeyi yapabilirdi. Sonra onları yeniden dağıtıp bambaşka bir şey çıkartabilirdi ortaya. Daha ne isteyebilirdi ki insan? Legoyu dünyanın en dahice oyuncağı saymak bir bakıma doğruydu gerçekten de.
Herakleitos'un işaret ettiği bir başka nokta, dünyanın her zaman karşıtlıklar tarafından belirlendiğiydi. Hiç hasta olmasak sağlığın ne olduğunu bilemeyecektik. Hiç açlık çekmesek, tokluğun keyfini çıkaramayacaktık. Hiç savaş olmasa barışın değerini bilemezdik ve hiç kış gelmese, baharında geldiğini fark edemezdik.
Her şey akar demişti Herakleitos. Her şey hareket halindedir ve hiçbir şey sonsuza dek kalmaz. Bu yüzden "Aynı ırmağa iki kez giremeyiz" çünkü ikinci kez girdiğimde ben de değişmiş oluyorum ırmakta.
Parmenides var olan her şeyin ezelden beri var olduğuna inanıyordu. Ayrıca hiçbir şeyin kendi başına yoktan var olamayacağını savunmaktaydı ve var olan hiçbir şey de yok olamazdı.
Beyaz tavşanı belki de bütün evrenle karşılaştırmak daha iyi olur. Biz tavşanın tüylerinin en diplerinde oturan kımıl kımıl böcekler gibiyiz. Ama filozoflar büyük sihirbazın gözlerinin içine bakabilmek için ince tüylerin uçlarına tırmanmayı denerler.