Hiç kimse olması gereken yerde değil!
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 20:50
❝ Senin kaderinde küçüğüm... Ne yazık ki bir zalim olmak var. Ne yazık ki yenilmez ruhun, başka bir ruh tarafından yenilgiye uğratılmadığı müddetçe; ne yazık ki taştan kalbin başka bir kalp tarafından çözülmediği müddetçe, senin kaderinde bir zalim olmak var, Küçüğüm.❞ ━━━━━━━ Bu seriye başlarken yaptığım en büyük hata şu oldu: Duyduğuma göre 9 kitaplık bir seri olacak ama şu an yayımlanan sadece 5 kitap var. Benim yaptığım en büyük hata ise seri tamamlanmadan okumaya başlamak oldu. Çünkü gerçekten meraktan çıldırıyorum. İlk 4 kitabı okudum ama 5. kitap elimde yok ve 4. kitap öyle bir yerde bitti ki insanı resmen delirtir. İlk 3 kitabı yaklaşık 3 yıl önce okumuştum. O dönem bir Wattpad serüvenim de vardı. Wattpad versiyonu ile kitap hali arasında farklar vardır ama açıkçası çok hatırlamıyorum çünkü o versiyonu okuyalı uzun zaman oldu ve zaten tamamlamamıştım. Bu Mart ayında verilen o kısa tatilde, resmen aşermiş gibi fantastik kitap okuma isteğiyle dolduğum bir dönemde, okuyacak bir şey bulamayınca bu seri aklıma geldi. Tekrar elime aldım ve ilk 3 kitabı hatırlamayınca tekrar okuyup 4. kitabı da bitirdim. Ve şunu net bir şekilde anladım: Tamamlanmamış bir seri okumak büyük bir hata. Çünkü meraktan kıvranıyorsun ama elinde devamı yok. Beklemek zorundasın. Üstelik 5. kitap da elimde yok, ne zaman ulaşır onu da bilmiyorum. Gerçi bir şekilde zaman yaratıp okurum ama şimdilik tamamen bekleme sürecindeyim. Kitabın konusuna gelirsek; İstanbul’da doğaüstü olaylar baş göstermeye başlıyor. Normal olmayan büyüklükte kurtlar, yer altından çıkan yılanlar ve ürkütücü kar fırtınaları derken şehir bambaşka bir hâl alıyor. Ana karakterimiz Mahinev, 21 yaşına bastığında babaannesinden bir kitap hediye alıyor. Ama bu kitabı açması, onun başka bir dünyaya geçmesi anlamına geliyor. Bu
İçinde Bir Sen - 4Binnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2024254 okunma
10/10
·528 syf.··
2026 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 03:07
Selamlarrr Bugün sizlere ayıla bayıla okuduğum o yazarın yeni bebeğiyle geldim Lore' nin her kitabına dair ufak da spoiler yemişimdir ya da konusuna hakimimdir. Ama ilk kez Tozlu Pembe de içeriğine dair hiçbir bilgim olmadan başladım. Beni kalemi açısından şaşırtmadı, yine her defasında farklı bir duyguya sürükledi Konusuna gelecek olursam; Ayperi Ak, özel bir okulda öğretmenlik yapan Trabzonlu genç bir kadındır. Üniversiteden sonra yıllardır arkadaşı olan Melike ve Şeyma ile beraber yaşamaktadır. Kızların üçü de birbirinden o kadar farklıydı ki okurken bunlar nasıl bir araya gelmiş derken bir anda aralarındaki o sarsılmaz bağ sizi etkisi alanına alıyor. Melike manyak (kafa gidik ölecektim gülmekten onu okurken. Küfür haznesi Timur ile yarışır bilginiz olsun repertuar epey geniş) Şeyma anaç (özellikle kızlara sinirlense de sevgisini eksik etmemesi öyle tatlı ki) Ayperi ise çekingen.. Bizi en çok ilgilendiren Ayperi tabi ki.. Bir gün okul çıkışında tacize uğrar ve adama haddini bildirir ama bu kez panikatak krizi tutar ve nereye gittiğini bilmeden uzaklaşır. Bir anda baş gösteren kusma ve temizlenme isteği de devamında gelince toparlanması epey imkansız görünür. Ta ki o yoldan geçen bir çift yeşil gözün markajına girene kadar... (Ayperi' nin bu kısımdan sonra Tozlu pembe olan o geçmişine doğru bir yola çıkıyoruz ve aslında bizim toplumumuzun kanayan yarası olan pedofili ve taciz gibi olayların tam göbeğine düşüyoruz.) Ömer Seyirhan; o gece yardımcı olmaya çalıştığı kadının geçmişiyle yüzlesen ilk kişi olacaktır. Bir bankta Ayperi geçmişini ortaya dökerken, Ömer onu dinleyip, anlayan ve yargılamayan o taraftır. Velhasıl bu iç dökme Ayperi' nin Ömer'e kendisini bir gün bir yerde görürse anlattıklarını ve kendisini unutmasını istemesiyle son bulur.. Kader bu ya tam bir ay
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026500 okunma
Reklam
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
2010 Dünya Kupası... Güney Afrika'da uzatmalara giden son derece sıkıcı bir final maçı... Hollanda on kişi kalınca İspanya baskısını arttırır. Oyuna sonradan giren Cesc Fabregas, ceza sahasına yakınken Andres Iniesta'yı topla buluşturur. Iniesta, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderir. Ve BUMMM! İspanya son düdükle birlikte artık Dünya Kupası şampiyonudur. Sevinç büyüktür. Zira Kızıllar, dünyanın zirvesine çıkabilmek için çok beklemiş, çok savaşmış ve çok emekler vermiştir. Vicente del Bosque'nin yönetiminde ulaşılan bu şampiyonluktan 70 yıl öncesinde, İspanya gelişememiş ve futbol kapasitesi sınırlı bir ülkeydi. Yazar Jimmy Burns'ün kaleme aldığı "Kızıllar: İspanyol Futbolunun Dünyayı Fethi" adlı araştırma kitabı, içeriğinin doluluğu ve konunun hakimiyetiyle dikkat çekiyor. Ve her şeyden evvel taa 1920'li yıllara geri dönüyor ve İspanya'yı adeta "gaz ve toz bulutundan ibaret" zamanlarından ele almaya başlıyor. Futbolun ülkeye gelişi, Bilbao'nun yakaladığı çıkış, Katalonya problemi, ülkeyi kasıp kavuran iç savaş, bu amansız savaşı bitirerek uzun yıllar diktatör olarak anılan Franco, değişmeye başlayan İspanya futbolu, futbolun halk arasında en sevilen spor haline gelişi, Real Madrid'in komutayı eline alışı, değişen yabancı kuralı, Real Madrid'in ve Barcelona'nın yabancı yıldızlarıyla İspanyol futbolunu geliştirmesi, El Clásico rekabeti,Los Galacticos, La Masia vb daha neler nelerle bu araştırma kitabı okurlara derin bir kaynak sunar. İspanya'nın dipten zirveye doğru yükselişini hiç yolu taşlarla döşemeden, dümdüz ve etkili bir retorikle anlatıyor. Burns gazeteciliğinin de verdiği etkiyle kitabını okurlarıyla konuşuyormuş gibi bir samimiyette yazıyor. Yalın ve açık bir üslup tercih ediyor. İspanya'da futbol, güney sahillerine doğru bir madende doğuyor. Hem Bask
Edebiyat
Kızıllar: İspanyol Futbolunun Dünyayı FethiJimmy Burns · İthaki Yayınları · 202117 okunma
10/10
·480 syf.··
2025 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 14:00
Of of kitaba bayıldımmmm. Kitap o kadar kendini okutuyor ki sanki dizi film izler gibi hissediyorsunuz. Hafif bir dark romance havası var diyebiliriz. Smut olmadığını en baştan belirteyim ki darkrom sevmeyenler bir önyargı oluşturmasınlar kendilerine. Tamamen bir suç dünyasına, örgütlere konuk oluyoruz kitapta. Konusuna gelecek olursak; Armin ailesi çok zengin olan ama yıllar önce babasıyla bağı kopmuş tek yaşamaya alışmış bir üniversite öğrencisidir. En büyük hayali ise kendi mekanını açıp hem işletip hemde sahne almaktır. Bu hayali içinde yıllardır bir miktar para biriktirmiştir ve hedefine son bir adımı kalmıştır. Ta ki sevgilisi olacak zırtapoz bunu dolandırana kadar.. (verdiğimiz tüm emekler bir gece de elimizden uçtu iyi mi? Krize girdim ben bu kısımda o kadar üzüldüm ki) Artık yapacak hiçbir şeyi olmayan Armin hayatın anlamını sorgular ve intiharın eşiğine kadar gelmiştir. Ta ki yakışıklı, yeşil gözlü komşumuz balkonumuzda yanımıza tüneyene kadar. ( Ben inanılmaz severim gizemli, soğuk ve zeki erkek karakter okumayı. İşte Saruhan Kalaycı tam da bu tipte bir adamdı. Gel de düşme gel de erime be ) Saruhan ve Armin o andan sonra hem çekişir hemde sonunda bir anlaşmaya varırlar. İlk durak Armin' in zırtapoz sevgilisi bulunacak ve kaybedilen para geri alınacaktır. Ama işler öyle gitmez işte Saruhan, kızımızdan kendi hırsızlık çetesine katılmasını ister. Doğru duydunuz bizim soğuk nevale profesyonel hırsız çıktı. Hah işte tam bu noktadan sonra çetenin diğer üyeleri ile tanışıyoruz. İpek ve Eymen.. İkisine de bayıldımm. Hele Eymen' in ponçik ve çapkın halleri ağzına vura vura sevesim geldi. Bu dörtlü kitabın ilerleyen sayfalarında belli görevlere girişirler. Ve bummm tehlikeler, maceralar, zeka oyunları, sırlar, ihanetler sizleri bekliyor. Ciddiyim ben kitabın bu
Eğer Peşinden Gelirsem 1Emre Gül · Guardian Yayınları · 2025573 okunma
10/10
·31 syf.··
2024 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2024 02:42
John Wick, geçmişte savaş verdiği düşmanları ile bir kez daha karşı karşıya gelir. Ve bummm. John yine bildiğimiz gibi.... "Eve hoşgeldin, John Wick."
Edebiyat
John Wick #5Greg Pak · Dynamite Comics · 201925 okunma
7/10
·464 syf.··
2024 7. kitabı
Yine ve yeniden herkesin ayılıp bayıldığı kitaba ne yazık ki ben ayılıp bayılamadım. Kitabın ilk bölümünü çok sevdim tam ağzıma layık bir girişti ama ikinci bölümde ki durağanlık ve belirsizlik çok sıktı. Hele üçüncü bölümde ki boş bekleyişler ve beceriksizlikler... En sonunda ise bummm hadi bakalım ayıkla şimdi pirincin taşını.... Ben kitaplarda sevdiğim karakterlere bağlanmayı ve sonuna kadar da arkasında olabilmeyi severim ama bu kitapta hangi karaktere tutunmaya çalışsam ellerim bomboş, yüreğimde de bir sızı oluştu.... Büyük ihtimal serinin sonuna bir göz atıp bu serüveni sonlandıracağım. Benim için bu kadarı fazlasıyla yeterliydi. Yeni serüvenlere ve hikayelere şimdidem merhaba :))
Edebiyat
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,079 okunma
Reklam