Yetişkin hayatımda okuduğum ilk çizgi roman oldu “Cahiller”. Ve beni çok şaşırttı kesinlikle. Şarap üretim sürecini, asmadan, hatta topraktan şaraba giden yolu bu kadar keyifli, bu kadar açık ve net, adeta okuyanı da yanına katarak bu kadar samimi anlatan bir metin pek hayal edebildiğim bir şey değildi. Şarabın yolculuğunu okurken bir yandan da çizgi roman dünyasına da dahil olup, birkaç tane de daha çizgi roman siparişi verirken buldum kendimi.. Başta Etienne Davodeau’nun başka bir kitabı olan “Lulu, Bir Kadın” olmak üzere.. Tek sıkıntı, atlayıp Montbenault’ya gidip Richard Leroy’un o inanılmaz emeğinin ürünü olan şaraplardan tatmak istiyor insan, gidip bağbozumunda onlarla bağlarda çalışmak, Leroy’un o çok sevdiği topraklara ayak basmak.. Kimbilir, belki yolumuz bir gün düşer Anjou bölgesine, belki o özel Chenin şaraplarından içmek mümkün olur.. İçemesek de, Davodeau sayesinde şarabın yolculuğuna ortak olmak muhteşem bir deneyimdi…