insanın öteki canlılardan ayrıldığı en belirgin özelliği ilimdir. İnsan, kendisine şeref kazandıran özelliği sayesinde insandır, yoksa fiziki gücünden ötürü değil. Çünkü deve kendisinden daha güçlüdür. Şeref beden büyüklüğünden dolayı da olamaz, zîrâ fil insandan daha cesâmetlidir. Şere-finin kaynağı yiğitliği de değildir, çünkü canavarlar kendisinden çok daha yüreklidir. İnsan yiyip-içmesiyle de şeref kazanmış değildir, çünkü öküzün karnı çok daha geniştir. Yine insanın şerefi cinsel temâs gücünden de kaynaklanmaz, zîrâ en ufak serçenin bile cinsel gücü insanınkinden daha güçlüdür. Bütün bunlar insanın yalnız ilim için (Allah'ı tanımak için) yaratıldığını göstermektedir.
İlim bahsine öncelik vermemin bir diğer sebebi de çağımız insanlarının nasıl doğru yoldan saptıklarını, serapın sahte parlaklıklarına nasıl aldandıklarını, ilmin özünü bırakıp kabuğu ile nasıl yetindiklerini bir gerçek olarak ortaya koymaktır.
Âlim diye, çoğunu şeytanın esir ederek azdırdığı, yürek zarlarına dünya menfaatinin işlediği şekilcilerden başkası kalmadı. Bunun sonucunda iyi işler kötü, kötü işler de iyi görülür oldu.