"Benimki hoş bir hikâye değil. Onda, tıpkı kendilerini kandırmayı bırakmış olan insanların hayatlarında olduğu gibi, yazılmış masallardaki o ince uyum yok. O tamamıyla bir anlamsızlık, kaos, delilik ve rüyalar karışımı bir şey." Hesse'nin Demian adlı kitabının başına yazılmış bu sözler hiç tereddütsüz Ayna için de başyazı olabilir. (Bunları takip eden sözlerin de olabileceği gibi.)
Tek istediğim, içimden gelen hayati şeyleri yaşama ve gerçekleştirme cüreti oldu. Bu neden bu kadar zordu? Bu tam tamına kekemenin olduğu sahnenin açıklaması ve temelde de filmin başyazısı.
Bir film yapmanın, bir kitap yazmanın bütün kurallarını, genelgeçer bütün yöntemlerini bir kenara bırakabilseydik ne kadar harika şeyler yaratabilirdik. Gözlemlemeyi unuttuk. Gözlemlemek yerine her şeyi kalıplara uydurmaya çalışıyoruz.
Sık sık Castaneda'yı ve kitabı Don Juan'ı hatırlamam şaşırtıcı değil.
Annemin cenaze töreni. Vostryakovski Mezarlığı'nda. Şimdi kendimi oldukça savunmasız hissediyorum. Yeryüzünde kimse beni onun sevdiği gibi sevmeyecek. Kefeni içinde hiç kendine benzemiyordu. Sevgili, sevgili annem!