Burak

Sararan, solan, silinip giden ve benim tarafımdan değilse bile -bunun için fazla batıl inançlıyım- en azından ben öldüğümde bir gün çöpe atılacak bu fotoğrafla birlikte ne yok olacak? Yalnızca "yaşam" değil (bu canlıydı, objektifin önünde, canlı olarak poz vermişti), aynı zamanda, nasıl desem, ask da yok olacak. Birbirlerini sevdiklerini bildiğim annem ile babamı birlikte görebildiğim tek fotoğrafın karşısında şöyle düşünüyorum: Aşk [sevgi] bir hazine olarak sonsuza dek yok olup gidecek; çünkü ben artık bu dünyada olmadığımda, kimse buna tanıklık edemeyecek: Geriye kalan tek şey İlgisiz Doğa olacak. Bu öylesine kesin ve dayanılmaz bir yaradır ki, Michelet, kendin yüzyılına karşı, tek başına, Tarihi, bir aşk [sevgi] Protestosu olarak tasarlamıştı: Yalnızca yaşamı değil, aynı zamanda, artık modası geçmiş sözcük dağarcığında İyilik, Adalet, Birlik, vb. diye adlandırdığı şeyleri de sürdürmek istemişti.
Sayfa 95·Kitabı okudu
1K
Reklam
Anne kavramında, ışıldayan, indirgenemez bir çekirdek vardı: Benim Annem'di bu. Daha çok acı çekmem isteniyordu hep, çünkü bütün yaşamımı onunla geçirmiştim; ama benim acım onun kim olduğundan kaynaklanıyordu; ve yaşamış olduğum kişi o olduğu için onunla yaşamıştım. İyi Kişi olarak Anneye şu özel bir ruh olmanın zarafetini eklemişti. Yas'ın gitgide artarak, acıyı yavaşça sildiği söylenir; ben buna inanamıyordum, inanamazdım: çünkü, benim için, Zaman, yitirmiş olma duygusunu siliyor (ağlamıyorum artık), hepsi bu. Gerisindeyse, her şey aynıydı. Çünkü yitirmiş olduğum bir Figür (Anne) değil, bir varlıktı; bir varlık da değil bir nitelikti (bir ruh). Vazgeçilemez olan değil, yeri doldurulamaz olandı. Annesiz yaşayabilirdim (hepimiz için er ya da geç geçerlidir bu); ama bana kalan yaşam kesinlikle ve sonsuza dek nitelendirilemez (niteliksiz) olacaktı.
1K
Yaşamının sonunda, fotoğraflara bakmamdan ve Kış Bahçesi Fotoğrafı'nı bulmamdan kısa bir süre önce, annem güçsüz düşmüştü, çok güçsüz. Ben de onun güçsüzlüğü içinde yaşıyordum (güç dünyasına katılmak, akşamları dışarı çıkmak benim için olanaksızdı, her türlü monden yaşam beni tiksindiriyordu). Hastalığı sırasında, ona özenle bakıyordum, çayı bardağa göre daha rahat içebileceği için sevdiği kâsede veriyordum; benim küçük kızım olmuştu ve benim için ilk fotoğrafındaki o asıl kız çocuğu haline gelmişti.
Sayfa 77·Kitabı okudu
1K
Fotoğraf ürküttüğü, allak bullak ettiği, hatta yaraladığında değil de düşünceyle yüklü olduğunda yıkıcıdır.
Sayfa 46·Kitabı okudu
1K
Fotoğraf makineleri, aslında, görmeye yönelik duvar saatleriydi ve belki de içimdeki çok eski biri, fotoğraf makinesinde hala, ağacın yaşayan sesini duymaktadır.
Sayfa 28·Kitabı okudu
1K
Reklam