İncelemeye şöyle başlamak gerekirse; Ben Burgess'in kitapta iyilik ve kötülük çatışmasını ele alarak antikahramanımız Alex üzerinden bu konulara değindiğini düşünüyorum. İlk olarak çok şiddet içerikli kavramlar içerdiğinden fikrim kitabı 18 yaş üstü okurların okuması gerektiği yönündedir. Böyle bir şiddetten zevk alan, türlü suçlar işlemek için çete oluşturan henüz 15 yaşlarında olan bir çocuk düşünelim. Kitap aslında bence üç bölümden oluşuyor; cezaevi öncesi, cezaevi, cezaevi sonrası; bu üç bölümde de ben Alex'in kötülüğün onun için bir haz varsaydığını düşünüyorum. Suç işlemeyi bir oyun olarak görüyor, hatta klasik müzik ile birlikte harmanladığında daha da zevk alıyor. Hapisteyken bile aslında kendi çıkarları doğrultusunda bir şeyler yapıyor, amacı hiç bir şekilde eski hayatından soyutlanıp düzelmek değil.
Hapishane papazının romanda çok güzel bir lafı var; birinin elinden karar verme hakkını aldığımızda, o kişi kötülük yapmadığında iyi biri kabul edilir mi? ; Bence her suçluya olmasa da kitapta bahsedilen Ludovico adlı tedavi yönteminin ben kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum, kitabı okurken de hükümetin biraz tarafını tutup haklılığını savundum ancak papazın dediğine katılmıyor değilim aslında bir nevi robotlaşıyor insan, bu robotlaşmanın gerekliliğini düşünüyorum.
Kitabın fazla şiddet içermesi dışında anlatımını çok beğendim, kendine has bir dili var ve kült roman olma özelliğini bence hak ediyor. Son olarak romanın toplumsal eleştiri yanında felsefik bir roman olduğunu da düşünüyorum.