Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
188
Basım Tarihi:
Mayıs 2020
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1997
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
La Mala Hora
ISBN:
9789750743436
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Şu kadere terk edilmiş halimiz de zulüm ve baskı.”
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Latin Amerika’da yine adını bilmediğimiz bir kasabadayız. Her hükümet değişiminde kana bulanan sokakları, yolsuzluk, yoksulluk, yozlaşma ve düşmanlıklardan dikilmiş direkleriyle tipik bir Marquez kasabası. Romanın merkezinde duvarlara asılan isimsiz kâğıtlar var. Suçlama mı, tehdit mi, dedikodu mu olduğu belirsiz. İnsanlar bu kâğıtlara inanıp inanmamaktan çok, “ya doğruysa?” sorusunun içinde çıldırana kadar küçülüyor. Gerçek, yavaş yavaş alegoriye kayıyor. Herkesin beklediği, herkesin korktuğu ihbar kâğıtları neredeyse canlı bir varlık gibi, köşede sessizce oturuyor. Ah bir de o tuhaf atmosfer var. Eğer yarattığı atmosferin içine okuru hapseden kitaplar listesi yapsaydım bunu en başa yazabilirdim. Zamanın yüz kilo çeker gibi akması, bunaltıcı sıcaklar, sinekler, kilisenin temellerini kemirip bitiren fareler, kalkılamayan uzun uykular… İnsanın içine işleyip yüreğini kabartacak kadar uzun süre yağan yağmurlar. Kitabın ıslak bir his yarattığına yemin edebilirim. Romanda fiziksel şiddet çok sınırlı. Buna rağmen sürekli bir gerginlik hâlinin içinde buluyorsunuz kendinizi. O korku hali, o bekleyiş, çıkışsızlık sizi de çekiyor içine. Devlet otoritesi açık bir diktatörlük gibi görünmüyor; daha çok gündelik hayatın içine sızmış bir baskı olarak hissediliyor. Baskı, üniformadan çok bakışta, hapishaneden çok fısıltılarda, silah sesinden çok sessizliklerde. Ki bence bu romanın yaptığı en iyi şey, iktidarın insan ruhunda nasıl çalıştığını anlatması. Kimse tam olarak masum değil, kimse tamamen suçlu da değil. Herkes bir noktada susarak, görmezden gelerek ya da uyum sağlayarak sistemin parçası olmuş. Kötülük, sıradan insanların küçük kararlarıyla büyümüş. Büyümüş ve uzayan gölgesine korkuyla bakakalmışız. #seçkinselvi çevirisi
Edebiyat
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
Şer Saati
Puan vermedi
Kitabı beğendim, tavsiye ederim, Bir güney Amerika kasabasında , yolsuzluk, yoksulluk, kuşkular, sırlar ve suçların, insanların hayatına zincirleme dayatmasını mizah ve eleştiri ile anlatan güzel bir Latin hikayesi
Edebiyat
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
Şer Saati ve anlatılmak istenenler
8/10
·188 syf.··
2023 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 14:00
"Adalet ayağını sürükleye sürükleye yürüse de, sonunda varacağı yere varıyor." . Şer saati karakterleriyle, gidişatıyla karışık bir kitap. Bu inceleme spoiler içerir. . Güney Amerika'da bir ülkenin, bir kasabasında yağmurlu bir sonbahar. Halk zor durumda ve diktatör rejim altında yönetiliyorlar. Cesar Montero isimli bir karakter bir sabah kapısına bulduğu notla aniden harekete geçerek köyün papazını öldürüyor. Buna benzer notlar kasabadaki evlerin kapılarına gizlice asılıyor. Çoğu kişi bu notların saçmalık olduğunu düşünürken, gerçekleşen bu ilk cinayet, kasabadaki şiddetin tetiklenmesini temsil ediyor. Yani bu kasaba için Şer saatinin başlangıcı. Kasabada hem polis şefi hem de belediye başkanı olan bir karakter var. Soruşturmayı ağırdan alıyor. Bu notlardaki yakıştırmalar daha fazla kişinin yaşantısını etkilemeye başladığında, belediye başkanı sıkıyönetim ilan ediyor, sokağa çıkma yasağı getiriyor. Geceleri sokaklarda nöbet tutacak adamlar yerleştiriyor. Başkan anlaşamadığı kişilere ve düşmanlarına bu sıkıyönetim şartlarında zor kullanıyor. Yargıç; hukuğu sağlaması gerekirken bu düzenin zorbalığı arasında kalıyor. Rahip, notlarda yazanlar ile, günah çıkarmaya gelen insanların fikirleri arasında kalıyor. İnsanların günah çıkarırken yalan söylediği anlamına geliyor. Belediye başkanı hükûmetin gücünü temsil ediyor. Rahip, dişçi, yargıç ve belediye başkanının ilişkisi, başkanın aldığı kararlar üzerinden bir sistem eleştirisi yapılıyor. Yani herkes tarafından sorunun ahlakta olduğu düşünülen ortamda, asıl sorunu yaratan tarafın, politik taraf olduğunun vurgusu yapılan bir sistem eleştirisi. Gabriel Marquez seviyorsanız öneririm, onun dışında olmasa da olur... Selamlar sevgiler.
Edebiyat
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
Puan vermedi·188 syf.·
2026 26. kitabı
İnsan psikolojisinin karanlık yanlarını ve bir toplumun küçük bir kıvılcımla (bir kağıt parçasıyla) nasıl birbirini yok edebileceğini görmek için muazzam bir eser…
Duygu ve Düşünce
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
8/10
·188 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 03:47
Güney Amerika'daki adı belli olmayan kasabada bir cinayetle başlayan romanda, kasaba halkının kapılarına yapıştırılan notlar, kasaba halkını huzursuz eder. Dikta rejimiyle yönetilen kasabada darbeyle başa gelen, hem belediye başkanı hem de polis şefi olan başkan notları kimin yapıştırdığını bulmak için bir devriye kurar. Kırmızı Pazartesi ve Hanım Ana'nın Cenaze Töreni kitaplarında da karşımıza çıkan belediye başkanı, dişçi ve Peder Angel karakterlerinin de yer aldığı romanda toplumsal ahlaksızlıklar, dedikodular, dikta rejimi, gerillalar, darbe, zulüm ve baskılar mizahi bir dille anlatılmış. Keyifli bir okuma oldu. Kitapla kalın...
Edebiyat & Roman
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
Şer Saati İncelemesi
7/10
·188 syf.··
2023 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2023 23:29
Gabriel Garcia Marquez ’den okuduğum ilk edebi eser olan Şer Saati ismi bilinmeyen bir ülkenin ismi bilinmeyen bir köyünde geçmekte. 188 sayfalık bir eser olmasına rağmen çok fazla karakter barındırdığı için yer yer kafa karışıklığına sebep olmakta. Peder Angel, Belediye Başkanı, Doktor, Dul Senyora Montiel, Senior Carmichael ve Yargıç kitapta ön plana çıkanlar. Bu kadar çok karakterin bir arada olması aslında hikâyenin bir kişinin başından değil bütün bir köyün başından geçmiş izlenimi vermekte. Kitabın çok hızlı bir başlangıcı var. Köyün önde gelenlerinden Cesera Montero tüfeğiyle köyün papazını vurup öldürür. Bu bir tür namus cinayetidir. Zira evinin duvarına asılan bir yakıştırmada (afiş ya da not) papazın Montero’nun karısıyla ilişkisi olduğu yazılıdır. Montero bu notu pek sorgulamadan gidip Papazı öldürmesi akıllara şu soruyu getirir; Montero’da bu ilişkiden şüpheleniyordu ve yakıştırma sadece cinayeti tetikleme işlevi gördü ya da Montero bu ilişkiden haberi olsa da yakıştırmalar sayesinde diğer insanlar tarafından öğrenilmesi üzerine bu namus cinayetini işlemek zorunda kaldı. Bu tarafı muğlak ancak bu muğlaklık sadece burada kalmıyor. Belirsiz kalmış birçok konu mevcut kitapta. En önemlisi bu yakıştırmaları kimin astığı söylenmemiş ancak tahminde bulunabiliyorsunuz. Ancak bu tahmin zor bir tahmin değil. Günah, itiraf gibi tabirleri yan yana koyunca yakıştırmaları kimin yaptığı çıkıyor. Sorun da zaten kimin yaptığı değil niçin yaptığı. Niçinini de yine kitabın sonunda tahmin edebiliyorsunuz. Ama Gabriel Garcia Marquez kesin bir şekilde şunun tarafından şunun için yapıldı açıklaması yapmıyor. Güney Amerika tarihi aynı zamanda bir darbeler tarihidir. Gücü eline geçiren darbeyi yapar. Bu kitapta da bu durum var. İktidarı ele geçiren dikta birçok katliama imza atmıştır. Ancak ortalık son bir
Latin Amerika Edebiyatı
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
"Şu kadere terk edilmiş halimiz de zulüm ve baskı..."
Puan vermedi·188 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 00:37
》Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında, yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyor, kasaba halkı bir dikta rejiminin boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen tek şey, sık sık ve her seferinde kan dökülerek birbirinin yerini alan hükümetler. 》Sonra bir gün kasabanın kadınlarından biri ortaya bir kehanet atıyor. Ama bir delinin lafına kim inanır ki? 》Bir cinayetle başlayan roman, kasaba halkının kapılarına yapıştırılan notların yarattığı kaosla devam ediyor. İşte burdan sonra kasaba ve insanları için şer saatleri başlamış oluyor. Darbeyle başa gelen hem belediye başkanı hem de polis şefi olan kahramanımız ise işleri ağırdan alıyor. 》Doktor ve berber karakterleri bu yönetime karşı olan baş iki kişi. Ama ellerinden pek de bir şey gelmiyor. Günümüz siyasetiyle benzer pek çok nokta var bu anlamda. Yöneticilerin anlayışı değişmediği sürece iktidarın değişmesi hiçbir şey ifade etmiyor. 》Romanda toplumsal ahlaksızlıklar, dedikodular, dikta rejimi, darbe, zulüm ve baskılar, yolsuzluk ve yoksulluk gibi birçok konu yer yer mizahi yer yer eleştirel bir dille anlatılıyor. 》Baskının yarattığı ortamda adalet, güç, din, ahlak sorgulaması yapılıyor. Yazar ahlak kavramının sosyolojik değil siyasal nedenlerle toplumda yozlaştığını anlatıyor. 》Marquez'in diğer kitaplarında olan bazı karakterler burda da karşımıza çıkıyor. Bu kitabın ilk eserleri arasında olduğunu düşünürsek yenileri için hazırlık yapıyordu belki de. 》Her dönemde güçlü olanlar, kendi yaptıklarına bir şekilde bir kılıf uydururken, kendi kurallarını kendi koyup insanları buna uymaya mecbur bırakırken, zayıf olan taraf ise susarak, uyum sağlayarak, sistemin bir parçası olmak
Alıntı
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
Saatin şeri
8/10
·188 syf.··
2023 8. kitabı
Güney Amerika ülkesinin belirsiz bir kasabasında dikta rejimi halkı inim inim inletirken, sokak duvarlarına asılan, kişileri ifşa eden afişler ,fişlemeler .... Kimisi gerçek kimisi iftira derken bardaktan boşanırcasina yağan ve bitmek bilmeyen yağmur ve fare baskınları . Kasabanın belediye başkanı aynı zamanda teğmen ve yönetim onun ellerinde ama rejim her an değişebilir . Yargıç , papaz, rahipler peki durumun neresinde? Derken dul bir kadının kehaneti . Öldürülen bir papaz ve devamında önceleri boş olan hücrelere onlarca kişinin doldurulması . Güç ve iktidar hırsı sefil ve fakir halkın durumu sürekli el değiştiren rejimler arasında ne olacak? Güney Amerika dünyanın bir ucunda ki Orta Doğu adeta. Roman sanki 70 ler sonu Türkiyesinin siyasi çalkantısi ve ekonomik sefaletini anlatıyor gibi . Faili meçhul cinayetler, gece sokağa çıkma yasakları , açık hava sinemalarınin güvence adı altında kapatılmalari vs. Tam bir bunalım serüveni ... Kitap biraz zor ilerliyor ama okumaya değer bir yapıt.
1000k
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
5/10
·190 syf.··
2021 175. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 15:54
Gabriel Garcia Marquez’in pek çok romanını okudum ve genelde bir çırpıda bitirirdim. Hikaye beni içine çeker ve bırakmak bilmezdi. Adeta içinde yaşardım hikayenin merak duygusu daima diri idi. Şer Saati’nde böyle olmadı. Bitirmek için çok zorladım kendimi ve uzun süre elimde kaldı. Hikayenin sonu da aşırı açık uçlu. Kendi tahayyülümde de bir son uygun göremedim açıkçası. Anlatım elbette ustalıkla yine. Fakat tercih edeceğim bir kitap olmazdı. Marquez’in elinden çıkmış çok daha başarılı hikayeler mevcut. Bunun dışında kitabında basımında olan noktalama hataları beni kitaptan aşırı soğuttu. Belki de bu yüzden odaklanamadım. Elime alır almaz gözümü yorduğu için bu yanlışlar okumakta ve dikkatimi vermekte çok zorlandım gözümü yordu resmen. Can Yayınları bu konuda sınıfta kaldı. Nasıl basmışlar bu kitabı hayret ettim. Çok kötü diyemem okunabilir bir kitap ama aman aman da sürüklemedi.
Roman
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2022 14. kitabı
Ismi Şer Saati olarak çevrilen bu roman yazarın, hikâyelerini yerleştirdiği Güney Amerika' nın herhangi bir kasabasında yaşananları anlatıyor. Özellikle uzun süren yağmurlar, bunaltıcı, yapışkan ve çoğunlukla pis kokan bir havanın eşlik ettiği olaylar bize o coğrafyanın huzursuzluğunu da yansıtır. Özellikle Kolombiya'nin sanırım tarihinin hiç bir döneminde barış ve huzur dolu bir ortamı olmamıştır. Uzun süren savaşlar, liberal ve muhafazakar iktidar çatışmaları, yokluk içindeki fakir halk ve sonrası zengin kesimin de ayaklanışı... Din boyutunda da sömürülen bir halk ve içten içe kemirilen kilise. Hatta bu kitaptaki kiliseye dadanan fareler de bu duruma bir gönderme olabilir ‍️ . Sıradan bir kasaba... Sabahın erken saatlerinde bir cinayetle uyanan kasaba halkı için atmosfer iyice boğucu olacaktır artık. Herkesin kapısına asılan yakıştırmalar hâli hazırda olmayan huzuru iyice bozmuştur. Aslında herkesin bilip sustuğu bu gerçekler, artık ortaya dökülmeye başladığı zaman kasabanın aynı zamanda polis olan başkanı tarafından araştırılmaya başlanır. . Bu konu etrafında halkın yönetime, geçmiş ve gelecege bakışına, cezanın sınıfsal olarak uygulanışına, yolsuzluklara,ikiyüzlülüklere mizahi ve eleştirisel bir bakış açısı ile değiniyor. . Bu arada bir önce okuduğum Hanım Ana nın Cenaze Töre ninde okuduğum Dul Bayan Montiel'in bu kitapta" deli "olarak karşımıza çıkmasına da hiç şaşırmadım ‍️ .
Edebiyat
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20201,292 okunma

Yazar Hakkında

Gabriel Garcia MarquezYazar · 36 kitap
Gabriel García Márquez veya tam adıyla Gabriel José de la Conciliación García Márquez (6 Mart 1927 – 17 Nisan 2014), tüm Latin Amerika'da Gabo lakabıyla bilinen Nobel Edebiyat Ödüllü Kolombiyalı yazar, romancı, hikâyeci ve oyun yazarıdır. 20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak nitelendirilen Márquez, 1972 yılında Neustadt Uluslararası Edebiyat Ödülü'nü ve 1982 yılında da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Hayatı Montessori eğitim modelini benimsemiş bir anaokulunda eğitim gördü. Sucre'ye geldikten sonra, Gabriel'in resmi eğitimine başlamasına karar verildi ve Río Magdalena'nın ağzındaki bir liman kenti olan Barranquilla'da bir staja gönderildi. Orada, mizahi şiirler yazan ve mizahi çizgi romanlar çeken ürkek bir çocuk olma konusunda bir üne kavuştu. Atletik faaliyetlerde ciddi ve az ilgi duyduğu için sınıf arkadaşları tarafından "El Viejo" olarak anılmıştır. García Márquez, 1940'tan itibaren Colegio jesuita San José'de (bugün Instituto San José'de) lise yıllarını tamamladı ve ilk şiirlerini Juventud'daki okul dergisinde yayınladı. Daha sonra, Hükûmet tarafından verilen bir burs sayesinde Gabriel, Bogotá'ya okumaya gönderildi. Başkentten bir saat uzaklıktaki Liceo Nacional de Zipaquirá'ya taşınarak, orta öğrenimini burada tamamladı. Kendi imkanlarıyla okumaya çalıştığı Hukuk Fakültesindeki eğitimini yazar kariyeri için yarıda bıraktı. Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi. 1958 senesinde Mercedes Barcha ile evlendi ve Rodrigo García ve Gonzalo isimli iki çocuğu oldu. García Márquez, yazar olarak başladı ve beğeni toplamış kurgusal olmayan çalışmalar ve kısa hikâyeler yazdı. En iyi bilinen romanları Yüzyıllık Yalnızlık (1967), Başkan Babamızın Sonbaharı (1975), Kırmızı Pazartesi (1981) ve Kolera Günlerinde Aşk (1985) olmuştur. En önemlisi sıradan ve gerçekçi durumların aksine sihirli öğeleri ve olayları kullanan Büyülü Gerçekçilik olarak adlandırılmış bir edebiyat tarzı yaygınlaşırken, eserleri önemli eleştirel beğenileri ve geniş bir ticari başarı elde etti. Bazı eserlerinde Macondo (doğduğu şehir olan Aracataca'dan esinlenerek) ismi verilen kurgusal bir köyü anlatır ve çoğunda yalnızlık teması işlendiği gözlemlenir. 17 Nisan 2014 tarihinde Meksika'daki evinde 87 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden sonra, Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, onu "bugüne kadar yaşamış en büyük Kolombiyalı" olarak lanse etmiştir. Yazarın kişisel arşivi ölümünün ardından ailesi tarafından Amerika'nın Austin kentinde bulunan Teksas Üniversitesi'ne satıldı. Arşivde, Marquez'in kitaplarından onun el yazısı ile orijinal kopyaları ve Graham Greene, Gunter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlarla yaptığı yazışmalara ait mektuplar da bulunmaktadır. Teksas Üniversitesinden yapılan açıklamada arşiv için 2,2 milyon dolar ödendiği belirtilmiştir. Marquez’in külleri, 2015 yılının Aralık ayında Meksika'dan Karayipler’deki Cartagena kentine getirileceği bildirilmiştir. Nitekim açıklandığı gibi yazarın küllerinin bir kısmı Cartagena'ya taşınmış; kalan kısmı ise Meksiko şehrinde bırakılmıştır. 2015 yılında The Washington Post'un bulduğu arşivlere göre; FBI'ın 24 yıl boyunca (1961'den 1985'e kadar) Marquez'i takip ettiği ortaya çıktı. Takibin sebebinin Marquez'in Kübalı haber ajansı Prensa Latina'nın kuruluşuna yardımcı olması, olduğu söyleniyor. Marquez'in 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü almasına rağmen, 3 yıl daha takip edildiği bildirildi. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Gabriel_García_Márquez