Korkuyorlardı tüm kurulan düzen bozulacak diye. Kurdukları sahte düşlerle kurdukları saltanatlarından, korkuyorlardı üzerini örttükleri, görmesinler diye gizledikleri hazinenin ortaya çıkmasından. İtibarlarının yerle bir olacağından, şöhretlerinin uçup gideceğinden kaybedeceklerinden korkuyorlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sessiz çığlıkları biriktirmiş gibi şakağın, her kıvrımı ayrı uçurumları taşımışçasına. Ne güzel sordun, bu sualleri çok mu derinlerden çekip aldın? Bunca yıl bu sorularda mı kıvrandın? Senelerce beklediğim sır mısın? Ey yabancı, hangi denizleri yuttun da geldin? Beni de tufanına götürmeye mi geldin? Uykusuz gecelerin yorgunluğu saçlarına düşmüş, saçları ağartan o güne beni hazırlamaya mı geldin? Bir bebek gibi uyuyan koca adam, nedir ismin, dağların yüklenmediğini taşıyor gibi yorgun cismin.
Yüz deniz dalgasında sessiz efsane, karanlık gecelerin bağrında gizli bir sır. Bir deliliğin nöbetine ha yaklaştı ha yaklaşan hatıra bir bakış... Binlerce ümit gözünün dibinden damlayan kan...
Ben neyim? Dillendirilmemiş name, zikredilmemiş sır.