"Yirmi yaşındaydık ama önümüzde kucaklanması gereken bir hayat olduğunun farkında bile değildik. Gelecekten çok yaşadıklarımız önemliydi. Yaşadığımız her an bir anı olsun istiyorduk. Biz oradaydık, vardık, önemliydik."
"Bilmiyorum Emel, gerçekten bilmiyorum. Bir şeylere yetişememek korkuyorum ben sadece. Görmüyor musun? Hiçbir kitabı huzur içinde okuyamaz oldum neredeyse. Hayatı hiç bitmeyecekmiş gibi yaşayamaz oldum, bir gün her şey biter de o üniversiteye giriş sınavının akşamında duyulan o boşluk hissine kapılarım diye korkuyorum. Herkes her şeyi yeniden tanımlıyor, arkadaşlıklar da payını alıyor tabii bundan."