Konuya hafif soyut bir yerden bakmak gerekirse, zamana daha döngüsel bir bakışla yaklaşmak da iyi bir fikir olsa gerek. Hiçbir şey kaçırmamamızı öğütleyen sınır tanımaz daha fazla, daha fazla, daha fazla düşüncesi çizgisel bir bakışa aittir. Ömür boyu süren bir öğrenme sürecinin parçası olarak, yaşamımız boyunca büyümeye devam etmeye teşvik ediliriz. Bunun sonucu, ebedi optimizasyon gerekliliği, yani önümüzdeki yıl bu yıldan daha çok şey yapma ihtiyacıdır. Pek çoğumuz hem hamster çarkına hem de hedonik koşu bandına mahkûm vaziyetteyiz ve bunun sonuçlarını stres, depresyon ve kaygı istatistiklerinde görüyoruz.
Kierkegaard’ın dediği gibi, tekerrür hem bireysel hem kolektif yaşamlarımıza biçim kazandırır. Tekerrür adlı kitabında yazdığı gibi, döngüsel tekrar olmadığında hayat, içerikten yoksun boş seslere dönüşür. Tekerrür olmadığında zorunluluk olmaz. Tekerrür, her sabah kalkıp çocuklara beslenme çantası hazırlamaktır. Tekerrür, kendilerini depresif ve keyifsiz hisseden eski arkadaşları ziyaret etmektir. Gerçekte bu bir tür cesaret gerektirir; yapılacak doğru şey olduğu için hep aynı şeyleri yapma cesaretini. Aynı zamanda heyecan verici olma potansiyeli taşıyan yeni ilişkiler dahil, bir şeylerden mahrum kalmayı da gerektirir. Herkesle arkadaş olmak istersek kimseyle gerçek anlamda arkadaş olamayız. Bir şeyi kusursuz yapmak istersek, hiç yapamayız