Keramet, muhabbet, marifet... Bunların en süfli ve en aşağısı maddî, zahiri, hissî ve sûrî olanı keramet-i kevniye; en ulvi ve en yükseği ise şüphesiz zikirdir, marifettir, Allah’ı hakkıyla tanıyabilmektir.
Biz her zaman talebelerimize keramet sahibi değil, istikamet sahibi olmalarını tavsiye ederiz; zira istikamet kerametten çok daha faziletlidir, çok daha üstündür.