BÖLÜM1
kimse bana kederin korkuya çok benzediğinden bahsetmemişti.
Düşüncelerimizin sürekli olarak kaybettiğimiz kişiye yöneldiği zorlu ve korkunç bir dönemdir bu.
Telefon çaldığında seslerini duymayı bekleriz.
Onları bir daha orada göremeyecek olmamızdır yeni deneyimler bile acı verici olabilir.
Zihnimizde yasa karşı bir isyan vardır.
Onu bir yük gibi taşıyorsun.
Kimi kaybettiğimizi, onlarda neyi kaybettiğimizden ayırmamız gerekir.
Melankolik bir kişi, dünyadaki en kötü arkadaşa sahiptir, yani kendine .
onların yerini alır, davranışlarının bazı yönlerini, kendilerine özgü tavırlarını ve hatta dünyaya bakış şekillerini devralırız.
Ne yerseniz osunuz'dan çok kimi severseniz osunuz diyebiliriz.
BÖLÜM 2
Vazgeçemediğimiz şeye dönüşürüz
sevdiğiniz birini kaybettiğimizde bir serzeniş her zaman mevcuttur.
Birey kederiyle baş başadır.
En çok ne zaman acı çektin?
Önemli olan o kayıpla yaşamaktır.
BÖLÜM 3
sadece kaybedilen kişilerin yasını tutmakla ilgili olmadığına, onlar için eskiden olduğumuz kişinin de yasını tuttuğumuza işaret etmiştir.
Kaybettiklerimiz için yas tuttuğumuzda, iyi ya da kötü kendimiz için de yas tutarız. Eskiden olduğumuz ve artık OLMADIĞIMIZ kişinin yasını tutarız.
Nihayetinde yas, kendimizin bir parçasından gerçekten VAZGEÇMEMİZİ içerir.
BÖLÜM 4