'Atla suya ' dedim, atladı. Hiç yüzme bilmiyordu. Biz onu çıkarana kadar neredeyse boğuluyordu. Onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki ! Atla diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu.
- Geç efendim geç! Yara çok derinde ve ipin ucu bilmem hangi ellerde, karanlık ihtiras kuyuları dibindedir. Devletimiz, öz evlâtlarınca yeniden kurulmadıkça... Sovyetli, Amerikalı, Mao'lu yabancı kazıkların hep aynı ellerle sarmaşdolaş Atatürk Ankarası'nın bağrına çakıldığını daha çok görürüz.