Hamnet, Judith'in, niyetini hemen anladığını biliyor. Her zaman anlar. Başını çevirip nefesini Judith'in kulak kıvrımlarına
doğru bırakıyor; gücünü, sağlığını, her şeyini, bu nefesle ona veriyor. Sen kalıyorsun, diye fısıldıyor, ben gidiyorum. Bu sözcükleri
kardeşine iletiyor: Hayatımı sana vermek istiyorum. Al, senin olsun. Sana veriyorum.
Birlikte yaşamaları mümkün değil: Bunu Hamnet da görüyor,
Judith de. İkisine de yetecek kadar hayat, hava, kan yok. Belki de
hep böyleydi. Birinden biri yaşayacaksa, bu Judith olmalı. Hamnet
öyle istiyor. Yorganı iki eliyle sımsıkı tutuyor. Hamnet öyle buyuruyor. Öyle olacak
Kendi içerisinde tekrar eden bir döngü, döngüden sağ ve tek parça çıkmaya çalışan genç bir yazarın hikayesi.
Okurken kimin haklı kimin haksız olduğunu bir kenara bırakıp modern çağda başarılı insan tanımının nasıl çarpıtılmış, içi boş bir kavram olduğunu, küçük mavi ekranların insanların tüm hayatı olabileceğini, hatta bu hayatların nasıl yüceltilip nasıl alaşağı edilebildiğini göreceğiniz bir kitap. Dili akıcı, hikaye ara ara tekrara düşüp biraz sıkan ancak bitirdiğinizde kalan kısmı sizin tamamlayabileceğiniz bir kurgu olarak bitirilmiş.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma