"İşte hayatın en güzel tarafı da buydu; her şey olabilirdi, her ne kadar olasılıksız olursa olsun olabilirdi, olasılık dışı olan bir olay mutlaka olurdu."
"Satranç hayat gibidir David, her parçanın kedi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek.”
İnsan denen varlığın yüreği, bedeni ve aklı, halihazırda iç içe geçmiş durumdadır ve bundan bir milyon yıl sonra olacakları gibi ayrı ayrı bölmelerde değillerdir; o nedenle de iyi bir akşam yemeği, güzel bir sohbet için büyük önem taşır.
Kişi iyi bir yemek yemediyse, iyi düşünemez, iyi sevemez ve iyi uyuyamaz.
Aslında yiyeceğin miktar olarak yeterli olduğunu görünce ve hiç kuşkusuz maden işçilerinin bunun çok daha azı için sofraya oturdukları düşününce, insan doğasının o günlük rızkından yakınması için bir neden yoktu.