Douglas'ın hikayesi
Puan vermedi·168 syf.··
2026 8. kitabı
Aslında gayet akıcı bir kitaptı. Ben uzun otobüs yolculuğumda tamamını tek oturuşta okuduğum için bana film gibi geldi, bu yüzden son noktalardaki geçmişin anlatıldığı kısım bağlanamamış gibi oldu. Hatta Spoiler Bana kalırsa douglas'ın aslında dedektif çıkmasının anlatıldığı o bölümde şunu hissettim ya , adam 50-60 sayfa boyunca çetenin neler yaptığını hatta adamın girdiği işleri anlatıyo falan sevdiği kadını anlatıyo anasını satayım son kısımda adam dedektif çıkıyor bakıyoruz herkesi oyuna ketenpereye getirmiş son 10-15 sayfada anlatıyor. Aga o zaman ben ne anladım ya, ki bu dedektifin girdiği çetenin tam olarak ne işe yaradığını da anlamadım ki usta. Elemanlar kasabayı mesken tutmuş 01 deki elemanlardan bi farkı yok ki. Polisler rüşvetle çalışıyo adamlar çete kurmasa birileri kuracak yani. Hadi anladım , bunları tutuklatman lazım bilader ama hani hiç mi vicdanın üzülmedi ya aq bunu hissettiremedin bana hiç birleşemedim o douglas ile , hatta o flashback yüzünden sherlock holmes ve waston ile de tam benimseyemedim ki. Macdonald var anasını satayim eleman benim gozumde hala mcdonald 2li burger menusu olarak kaldi onun yanindaki adam vardi adi neydi white mason mu o eleman da bombos sadece tostcu yakup un tiknaz ve pipo kullanan tipiymis gibi hissettim. bak kitap harbi aktı güzeldi kötü demiyorum. Ama, ama, ama bu kitap daha iyi olurdu, daha akıcı olurdu. Olay örgüsü güzel, sağlam bir iş var. Ama neden ben 100 sayfa boyunca baska bi hikayeyi sonraki bi 50-60 sayfa da baska bi hikayeyi okudum amk. Ulan Doyle var ya hem beni sinir ettin ters köşe yaptin hem de meraklandirdin devam edecem bu sherlock holmes'a hepsini okuyacam bekle sen...
Korku VadisiArthur Conan Doyle · Portakal Kitap - İstanbul · 201910,5bin okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 00:33
Tek bir kararın, insanın tüm hayatını geri dönülmez biçimde değiştirebileceğini fark ettiğiniz anlar vardır. Düşmanlar, tam olarak bu kırılma anından yola çıkan; savaşın yalnızca cephede değil, insanın vicdanında ve kimliğinde başladığını gösteren çarpıcı bir roman. Hikâyenin merkezinde Herbie adında genç bir adam yer alıyor. Hayatını altüst eden beklenmedik bir haber sonrası, ailesiyle ve geçmişiyle arasına mesafe koyarak arkadaşlarıyla birlikte Amerika’dan ayrılıyor. Başlangıçta bir kaçış gibi görünen bu yolculuk, kısa sürede onları II. Dünya Savaşı’nın karmaşık ve tehlikeli atmosferinin tam ortasına sürüklüyor. Dünya çoktan ikiye bölünmüşken, bireysel hayatlar da bu bölünmeden kaçamıyor. Herbie ve arkadaşları, Amerikan vatandaşı olmalarına rağmen Alman kökenleri nedeniyle iki ülke arasında sıkışıp kalıyor. Ne tamamen ait hissedebilecekleri bir yer var ne de güvenle sığınabilecekleri bir kimlik. Nazi Almanyası’nda geçen bölümlerde baskı, sorgular ve sürekli tetikte olma hâli, savaşın insan ruhu üzerindeki yıkıcı etkisini açıkça hissettiriyor. Roman yalnızca Herbie’nin değil; Peter Burger, Wolfgang ve George Dasch gibi farklı karakterlerin bakış açılarını da içine alarak genişliyor. Her biri savaş karşısında farklı bir duruş sergiliyor. Rosenberg’in asıl gücü, bu karakterleri iyi ya da kötü olarak ayırmak yerine, onları karar anlarında yakalamasında yatıyor. Düşmanlar, düşman kavramını tek bir kalıba sığdırmayan; korku, çaresizlik ve hayatta kalma içgüdüsünün vicdanla nasıl çatıştığını gösteren etkileyici bir savaş romanı. Savaşın fiziksel yıkımının yanında, insanın iç dünyasında açtığı derin yaraları da unutmadan anlatıyor. Savaş temalı kitapları sevenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir eser. Hem tarihsel arka planı hem de sürükleyici anlatımıyla beni
DüşmanlarKenneth Paul Rosenberg · Beyaz Baykuş Yayınları · 202513 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·423 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Kitabı beğendim. Yazarın diğer iki kitabını okuyunca bunda da bilimkurgu olur dedim ama yok, bilginiz olsun. Kitap 1945 te japonyaya atılan atom bombasından öncesini anlatıyor. Bombalamayı durdurma çabaları. (kovalamaca, siyasi ve askeri krizler emirler vs.) Kitapta çok fazla isim vardı yer yer kafam çok karıştı. :D
UyarıNeal Burger · E Yayınları · 19838 okunma
Puan vermedi·800 syf.··
2025 181. kitabı
“Kişilik” gibi bir konuyu araştırmak ve bu konuda veri üretmek gerçekten çok önemli ve bir o kadar da zor. Sigmund Freude’den beri hep gündemde olan en önemli konu olan “Kişilik” konusunda yine en önemli bilgi-bulgu-olgu rezervlerine hâkim olan kişi yine Sigmund Freude olduğu görülüyor. Böyle olmakla birlikte bu alanda çok çok ciddi çalışmalar yapılmış, yeni kuramlar ve yorumlar ile derinleşme ve genişleme çalışmaları yapılmıştır. “Kişilik” konusunda ortaya konan tüm “tespitler”, “olgular”, “tezler”, “antitezler” ve “veriler” ve benzeri bilgi üretimleri ve eklemlenmeleri ile İNSAN’ı anlama ve BİREY’in ve TOPLUM’un geleceğini daha sağlıklı inşa etme ve daha sağlıklı bir AİLE kurma gayretlerinin neticesinde ortaya konmuş gibi duruyor. İnsanoğlu için en önemli kavramların başında gelen bu kavram ile ilgili ortaya konan her bilgi üretimi ve tasarımı önemlidir. Kitapta bu konuyla ilgili başlıklara baktığımızda Psikanaliz kuramdan Davranışlı kurama, Ayırıcı Özellik kuramından Biyolojik Yaklaşım kuramına, İnsancıl Yaklaşımdan Bilişsel Yaklaşıma kadar tüm kişilik kuramlarının öne çıkardıkları bilgiler yeterli bir detayla işlenmiş, derlenmiş ve testlerle de desteklenerek anlatılmaya çalışılmış bir kitap. Psikoloji alanında ortaya konulan tek kitaplık ama bir KÜLLİYAT niteliğinde bir eser. İnsanı tanımak için okunması gereken mükemmel bir kitap. 690 sayfalık bir hacme sahip olan bu kitabı okumak için ayıracağınız zaman karma değeri çok yüksek olacağını düşünüyorum. Tanıtım Bültenindeki Bilgiler: “En Yeni Araştırmalar Işığında Psikoloji Biliminin İnsan Doğasına Dair Söyledikleri Bugün artık kişilik, psikolojinin belli başlı alt birimlerinden biri haline gelmiştir. İnsan doğasını anlamak adına sürekli araştırmalar yapılmakta, bilinen kuramlara yenileri
KişilikJerry M. Burger · Kaknüs Yayınları · 2021701 okunma
6/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 16:41
Merhaba arkadaşlar. Hepimize mutlu günler. Hayvanlı maceralardan devam ediyoruz desek biraz abartmış olabiliriz ama önce Topal Kanarya şimdi de Bekçinin Kedisi bizleri karşılayınca böyle bir durum yaşadık. Bekçinin Kedisi diyorum çünkü The Case of the Caretaker’s Cat, başka bir anlama gelmeyecek kadar net bir ifade. Ve bu kedi o kadar önemli bir düğümün anahtarı niteliğindeki, hep beraber bu hikayeye bakalım istiyorum. Peter Laxter, ölmeden önce geride bir vasiyet bırakıyor. Buna göre ölümünden sonra bakıcısına bir iş ve ömür boyu yaşayacağı bir yer taahhüt ediyor. Carles Ashton, Laxter’in ona bekçilik vazifesini istediği kadar yapabileceğini, yatacak yer verileceğini ve rahat yaşayacağı kadar parayı da ölene kadar kendisine sağlanacağını açıkça belirtmiş. Bunlar bizim öğrendiklerimiz. Bunları, kitabın başında Mason’u ziyaret etmesiyle öğreniyoruz. Ancak ölümden sonra böyle bir durum yaşanmamış. Hatta 3 torun arasında paylaşım bile kıza hiçbir şey vermemek ve iki erkeğin tüm mirası paylaşmasıyla sonuçlanmış. Bizler aynı zamanda Peter’in aslında çok cimri biri olduğunu, şehirde onun evini koruyan kişinin Ashton olduğu ancak şehirde değil Carmencita diye bir yerde kır evinde kaldığını, burada çıkan yangında evdeki 3 torunu ve hizmetçilerin hayatta kaldıklarını ancak kendisinin öldüğünü öğreniyoruz. Sanırım burada bir şimşek çaktı. Samuel Laxter ve Frank Oafley kalan mirası arasında paylaşırken diğer kız torun Winifried Laxter de kayıp ve nerede olduğunu kimse bilmiyor. Haliyle henüz 10 sayfa dolmadan merakımız zirve yapıyor ve hikayeye odaklanıyoruz bile. Peki kedi, dediğinizi duyar gibiyim. Aslında durum şu ki Sam Laxter vasiyete göre Ashton’un görevine devam etmesini tamamen kabul ediyor ancak onun çok sevdiği kedisinden nefret ediyor, sevmiyor, istemiyor ve bu
Topuz Denen KediErle Stanley Gardner · Akba Yayınları · 19757 okunma
5/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 21:55
Merhaba arkadaşlar. Mutlu geceler ve mutlu bir hafta sonu dilerim. Gardner okuma serimizin de yavaşça sonuna yaklaşıyoruz artık. Özleyeceğim bir seri olacağı belli şimdiden. Özellikle Perry Mason tarzında mesleği ne olursa olsun aslında hafiyelik yapan karakterleri seviyorum. Mason da avukat ama okuyanlar, hatta son dönemde yazılarımızı takip edenler de bilirler ki, avukatlıktan çok dedektiflik yapıyor ve ben kişisel olarak da polisiye tarzı romanlarda bu tarzı daha çok seviyorum. Hikayeye baktığımızda ise Rita Swanie adında bir kadının Perry Mason’u ziyarete geldiğini okuyarak başlıyoruz. Daha önce Perry Mason’a gelenlerin ona ya koruma ordusuyla ya da avukatlarıyla geldiklerine şahit olduğumuz için bu defa gelen kadının bir kanarya (ismi Dickey) ile gelmesi ve bunun da bir ayağının topal olması Mason’un dikkatini çekiyor. Normalde onun dikkatini çekmese biz de kuşla gelmiş normal evcil hayvanı der, geçeriz ama bu defa yazar buraya dikkat çekince bizler de bu küçük ayrıntıları es geçmemeyi nihayet (34 kitap sonra) sonunda öğrenebildik (!) Diğer yandan bir boşanma davası gibi görülen hikaye bir kanaryadan cinayete kadar evrildiğinde ne kadar şaşırdıysam, romantizmi çok fazla yaşamayan Mason ve Della karakterlerinin dünya turu ve daha fazlası için hayalleri olmasına da o kadar şaşırdığımı belirtmeliyim. Mason’un pek bilinmeyen –hatta hiç bilinmeyen- sürprizlerinden biri olarak değerlendiriyorum bunu. Ancak beni en çok şaşırtan bu meselenin bir boşanma davasından bir cinayete evrilmesinden ziyade bir insanın bir kuşa neden takıldığı yönünde oldu. Aslında çok da ilgi çekici bir detay yoktu. Gerçi ben de atlamış olabilirim. Yazarın çok ilginç detayları var. Bu konuda iyi olduğunu açıkça söylemek gerek. Walter Prescott’un ise bir cinayete kurban gitmesi işlerin
Topal KanaryaErle Stanley Gardner · Akba Yayınları · 19718 okunma