Fakat adı üstünde, heves bu. Kursakta kalmak gibi kötü bir alışkanlığı olan hissiyattır heves. Bu yüzdendir ki size tavsiyem azizim, hayatta küçük hevesler edinin kendinize. Küçük hevesleri olan daha kolay mesut olur. Kolay mesut olmak, Allah’ın her kuluna bahşetmediği bir nimettir. Bu sebeple, sabah kalktığınızda bir su kuyusuna sahip olmayı değil bir avuç su içebilmeyi heves edininiz.
Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, "Alamancı" bir genç kadın...Ve bütün fantastikliğine karşın son derece gerçekçi gelen bir dünya... Metafor mu? Alegori mi yoksa?