Bu kitap beni 2016 yılında açlık oyunlarını ilk okuduğum zamana götürdü. Konuları benzer olduğundan değil ama müthiş bir bilim kurgu okumanın verdiği keyif, her sayfada yaşanan olaylara ağzın açık kalması ve kitabı elinden bırakamamanın verdiği o tanıdık his.
Yazarı çok zeki buldum ve bu kadar yaratıcı bir dünyayı nasıl kurduğuna çok şaşırdım. Kitap benim daha önce okuduğum herhangi bir kurguya benzemiyordu diyebilirim ama hissiyat olarak açlık oyunları mükemmelliğindeydi.
Tüm bayrama yayıp okuyacağımı düşünmüştüm ama hemen bitiverdi ve şanssızlık o ki serinin diğer kitaplarını daha almamıştım ve anca bayramdan sonra serinin devamına kavuşacağım. Biraz bu durumun verdiği huysuzlukla birlikte çok güzel bir tatmin yaşıyorum. Herkese şiddetle öneririm. Bu kitapta kesinlikle şöyle olsaydı daha iyi olurdu diyebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Nasıl akıl ettin de yazdın be adam?