Böylece
ömrünün bazı nadir saatlerini, lakin hep hatırlanan ve
acıyla anılan saatlerini, yani ona doğruluk ayetlerini ve
imtihan ayetlerini hatırlatan, ki "ey müminler biz sizi
biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan
ve mahsullerden yana eksiltme ile andolsun imtihan
edeceğiz" diye apaçık konuşan ayetlerini artık gerçekten bırakan bir yolda olduğunu fısıldayan saatlerini tayin etmiş olacaktı. O kısacık anlarda, nasıl sığdığına bir
türlü inanamasa da bütün bu olup bitenleri, bu mülakatları, edindiği ve kullandığı bilgileri, mumdan uzaklaşan pervanenin duyduğu acımtırak ferahlık ile daima kavrayacaktı
Bilmiyorum, dedim, bilmiyorum işte. Aaaa,
dediler, hiç bilmiyorum olur mu, oku bakalım, bize güzel bir şiir oku.
Çok küçüktüm, kaçamazdım, babaannem sağ olmalıydı, gözlerimi yumdum, okudum.
Rabbi yessir
Vela tuassir
Rabbi temmim
Bilhayr.