Titus’un zafer alayında, altından yedi kollu şamdan ve gene altından sungu masasıyla birlikte geçirildiler. Titus’un Roma’daki zafer takında hâlâ bunların şeklini görmek mümkündür.
İsa’nın doğumuna yakın yıllarda Filistin’i gezen biri kendini İyonya ya da Hellas’ta sanabilirdi. Şehirler, Atina örnek alınarak şekillendirilmişti. Zeus ve Arthemis için yapılan tapınaklar, tiyatrolar, etrafı revaklı forumlar, stadyumlar ve hamamlar tıplı İyonya’da olanlar gibidir. Halkın kılığı da böyledir. Hatta sofu Yahudiler bile artık bu modaya uymuşlardır. Yemek oturarak değil Yunanlılarda olduğu gibi bir yatağa uzanarak yenmektedir. Helen etkisinden uzak kalanlar ancak Babil’den ana yurda dönmeyen ve oraya yerleşenlerdir.
Yahudilerin ilk dedeleri olarak kabul ettikleri Abraham’a Tevrat İbranî demektedir. Daha sonraları, bu sefer Yakob’un lakabı olan İsrael’den İsrael oğulları adını aldıklarını görüyoruz. Günümüzde iki bin yıldan sonra yeniden kurulan devletlerinin adı da İsrael’dir.