Kitapizma

Kitapizma
𖤐。° ✶𝘮𝘺 𝘩𝘦𝘢𝘳𝘵 𝘳𝘦𝘴𝘵𝘴 𝘪𝘯 𝘸𝘰𝘳𝘥𝘴 𝘢𝘯𝘥 𝘣𝘰𝘰𝘬𝘴⁺₊𖦹˚。° instagram.com/kitapizma tiktok.com/@kitapizma goodreads.com/busedei
"Ama zaten yüz binler gözyaşlarıyla yıkamıyor mu dünyayı?"
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çocukluktan beri bana hayvanlara eziyet etmememi, merhametli olmamı öğrettiler; okuduğum bütün kitaplar da bunu öğretti ve sizin kahrolası savaşınızdan zarar görenlere öyle acıyorum ki canım yanıyor. Ama işte zaman geçiyor ve tüm bu ölümlere, acılara ve kana alışmaya başlıyorum; gündelik hayatta da daha duyarsız, daha tepkisiz olduğumu ve yalnızca en kuvvetli itkilere cevap verebildiğimi hissediyorum ama savaş gerçeğinin kendisine alışamıyorum, esasen akılsızca olan bu şeyi anlamayı ve açıklamayı aklım reddediyor."
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı
"Ama hakikati bir kere öğrendikten sonra ondan vazgeçmek nasıl mümkün olabilir?"
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
"Üzerine hiçbir ışığın aydınlatamadığı hareketsiz, kara bulutlar çökmüştü."
Sayfa 13·Kitabı okudu
Alıntı
Spoiler içermez.
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 16:43
Kitap, genç bir nörocerrah olan Paul Kalanithi’nin yaşamının en kritik anında başlar: Tüm hayatını insan beyni, anlam ve amaç üzerine kurmuş, büyük bir cerrah ve akademisyen olan Paul’a dördüncü evre akciğer kanseri teşhisi konur. Artık tedavi ettiği hastalarla aynı yerdedir, ölümle burun buruna. Bu durum, onun hem doktor hem hasta olarak iki farklı rolü aynı anda yaşamasına ve karşılaştığı birçok şeyi sorgulamasına neden olur. Kitap iki bölümden oluşuyor, ilk bölümde Paul'ün yoğun eğitim yıllarına, tıp eğitimi sırasında yaşadığı zorluklara ve mesleğe duyduğu derin tutkuya tanık oluyoruz. Aynı zamanda hastalarını, onlara yaklaşımını ve hayata bakış açısını da görüyoruz. İkinci bölümde ise zorluklara göğüs germesi, her ne olursa olsun pes etmeden durumuna en uygun halde nasıl ilerleyebileceğinin muhakemesine tanık oluyoruz. Yaşadığı olumsuzluklara, onu tüketen hastalığına, hayatının gidişatında yaşadığı aksiliklere rağmen pes etmemeyi gösteriyor bize kitapta. Kitap boyunca Paul, yaşamın anlamını, ölümün kaçınılmazlığını ve insanın bu ikisi arasındaki yerde nasıl durduğunu sorgular. "Yaşayan her şey ölmeye mahkumken hayatı anlamlı kılan nedir?" sorusuna yanıt arar ve aratır bize Paul Kalanithi. Bir nörocerrah olarak insan beyninin “kimlik” ile bağlantısını derinlemesine bilen Paul, kendi kimliğinin hastalıkla nasıl sınandığını deneyimler. Bu süreçte, bize “hedeflerimiz ve değerlerimiz değiştiğinde yaşam ne hâl alır?” sorusunu düşündürür ve bu noktada neler yapabileceğinizi gösterir. Bu hikaye, bir “ölüm hikâyesi” değil; aksine bir insanın son döneminde hayatın ne olduğuna yeniden bakma çabasıdır. Bu bize gösterir ki yaşamın değeri, sadece uzun yaşamakta değil; neyle, nasıl ve kiminle yaşadığımızdadır. Paul Kalanithi'nin hikayesini kendi ağzından anlattığı ilk iki
1000Kitap
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,644 okunma