“Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek."
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı bu kitap, bir kitabı daha var sırada iyi ki almışım dedirtti.
Her açıdan şok oldum okurken. Söylemek istediğim çok şey var ancak spoiler olacak diye söyleyemiyorum. Kitabı elimden bırakamadım resmen, bir çırpıda okudum meraktan. Her sayfasını bambaşka merakla okudum, hiç sıkmadı beni aktı gitti resmen.
Tek eleştirim sonlara doğru öyle çok bilgi yüklemesine maruz kalıyorsunuz ki her şey birbirine karışıyor ve sonu kesin bir bitiş içermiyor. Ucu açık kalmış gibime geldi, böyle sonlara sinir olurum... Ancak sona gelirken edinilen tüm bilgiler, sebepler ve sonuçlar, karakterler... Her şeye ayrı ayrı şaşırdım.
Konusuna ve genel yorumuma gelirsek; Yazar olan Grady Green, evde hem eşini hem de almayı umduğu müjdeli haberi bekliyor. Önce eşiyle bir telefon görüşmesi yapıyor nerede kaldığını soruyor ve biraz da sitemkar çünkü en önemli anında eşi Abby işleri dolayısıyla eve geç kalıyor ve o almayı umduğu müjdeli haberi alırken yanında olamayacağı için eşine biraz kırgın. Daha sonraki diğer telefon görüşmesinde beklediği o müjdeli haberi alıyor, o artık çoksatan bir yazar. Bu müjdeli haberi vermek üzere tekrar eşini arıyor, haberi veriyor sohbet ederlerken Abby arabasıyla ilerlerken yolda öylece yatmış birini görünce aniden durarak inip kontrol etmek istiyor, eşi Grady ısrarla inme dese bile onu dinlemeyip arabadan iniyor ve sonrasında ortadan tamamen kayboluyor.
Yaşanan bu korkunç olayın üzerinden bir yıl geçiyor kitapta. Grady onca çırpınışlarına rağmen hâlâ eşini bulamamış ve içine düştüğü keder, uykusuzluk ve yazma blokajı onu bitkin ve derbeder bir hâle getirmiştir. Ayrıca eşi kaybolduktan sonra bankalarındaki tüm para da çekilmiş. Bu durumda yazarlığı devam ettirebilmesi ve en önemlisi hayatını devam ettirebilmesi imkansız gibidir.