“Bu saatler benim eğlencem. Bunlar her insanın göğüsünde taşıdığı şeyin basit birer taklidi yalnızca. Çünkü nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanamayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.”
Oysa korku insanın aklını başından alır. Bana kalırsa, biz büyük bir fırsat kaçırıyoruz. Şöyle bir deyiş vardır: Yenemediğin kişiyle dost ol! Öyleyse neden Momo adlı kızı kendi tarafımıza çekmeye çalışmıyoruz?
“Yaşamda esas önemli olan,” diye konuşmasına devam etti adam, “insanların bir yerlere gelmeleri, yükselmeleri, bir şeylere sahip olmalarıdır. Kim ötekilerden daha öndeyse, daha iyi yerdeyse ve daha çok şeye sahipse, başka şeyler de kendiliğinden gelir. Dostluk,arkadaşlık, sevgi, şeref gibi.