Okuduğum en alık karakterlerden biriydi Brooke. Kendine ait bir fikri, hissi olmaması ve kim ne derse sürekli ona inanması/çekilmesi beni o kadar sinir etti ki son birkaç bölümdeki ters köşeler bile tatmin edici değildi benim için. Evet akıcıydı ve şaşırdım ama özellikle son sözde anlatılanları abartı buldum. Tüm olayların sebebi de bana saçma geldi açıkçası. Yazardan okuduğum ve beni tatmin etmeyen ilk kitap olabilir Mahkûm. Beklentim de yüksekti belki o yüzden ama en başından beri kadının sürekli, "hayır o yapmadı, evet o yapmış olabilir" tavırları yüzünden sayfaları göz devirerek çevirdim.