"Monptit, hayat budur işte. Hep giden birileri olur. Ne yürek unutur ne özlemler ölür. Bunlar sevgimizde yaşamaya devam eder. Ama birileri zaman geldiğinde gitmek zorundadır."
"Peki ama bu kadar çok babayı niye istiyorsun? Senin baban, yalnızca mutluluğunu isteyen iyi bir insan..."
"Belki. Ama beni insan gibi gören bir baba isterdim. Bana bir hediye verirken hak etmediğimi söylemeyen. Yerli bir kadının oğlu olduğumu unutan..."
"Peki ben sana nasıl sesleneyim? Zezé mi diyeyim?"
"Lütfen, Zezé yok artık. O budalanın tekiydi, geçmişte kaldı. Bir sokak çocuğu adıydı. Ben çok değiştim. Gayet terbiyeli, uslu bir çocuğum ben."
"Ve hüzünlü. Hepsinden öte, hüzünlü. Hatta belki de dünyanın en hüzünlü çocuklarından biri, ne dersin?"
"Biliyorum."
"Yeniden Zezé olmak ister miydin?"
"Hayatta hiçbir şey geri dönmez. Bir yanım istiyor. Bir yanım istemiyor. Durmadan dayak yemesi, aç kalması var..."