Kitabı okurken resmen yaşadım diyebilirim. Victor Hugo’nun karakter üzerindeki tahlilleri, psikolojik açıdan işleyişi çok etkileyiciydi. O dönemlerde yazarımızın idam cezasından bu kadar etkilenip eserini kaleme alması çok acı verici bir durum.
- İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar.
Başkarakterimiz Phileas Fogg üyesi olduğu Reform Kulüpteki arkadaşlarına seksen günde dünya gezisi yapabileceğine dair bahse girer ama arkadaşları bu bahse pek inanmazlar. Bunun üzerine dünya gezisi için yolculuk başlar. Yolculuk başlar başlamasına ama yolculuk esnasında Fogg ve yadigar uşağı Passepartoutun başına gelmeyen kalmaz. Bu aksiliklere rağmen dakik, sağduyulu ve soğukkanlı Fogg sayesinde aksiliklerin kolayca üstesinden gelinir. Eserde ülkelere ait bilgilendirici yazılar da mevcut hem macera kitabı okuyup hem de ülkeler hakkında bilgiler edinmiş oluyorsunuz. Yer yer kitap akıcılığını yitirse de genel olarak okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Keyifli okumalar