Büşra

7/10
·352 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:06
Söze nasıl başlasam bilemiyorum. Bu kitap hem akıcıydı, hem zorlayıcı. Hem güzeldi, hem rahatsız edici. Hem farklıydı, hem birbirine benzer cümleleri ile aynı. (Spoiler içerebilir) En baştan başlamam gerekirse kitap kahramanımız İbrahim, bir sabah işe gitmek için hazırlanır ve evinden çıkar. Ama apartmanın bahçe kapısına geldiğinde dışarı çıkmak istese de çıkamaz. Çeşitli yollar dener, apartmanın içinden bodruma iner bodrumda kaybolur, şehre çıkar, şehir bildiği yaşadığı şehir değildir. Otobüs durağına gider, durakta tek bir canlı yoktur. Önceleri acıkıp susamaya devam etse de kitap ilerledikçe çöllere düşer, kuyuya batar, kuleye tırmanır, merdivenle birlikte sonsuz bir uçurumdan iner, bir sürü farklı insanla karşılaşır, kütüphaneye düşer, kendi kitabını arar, buldum sanır, evlenir, çocuğu olur, aşık olduğu kızı bulur, zamanla açlık ve susuzluk hissi kaybolur gider. Meğer İbrahim ölmüştür de kendini aramaya çıkmıştır bu yola. Kitabın konusu oldukça ilginç, bu nedenle merakla okuyorsunuz ancak içinde yer alan tasavvufi, felsefi ve bazen de aynı cümlelerin farklı soru cümleleri ile sorulmasıyla ilerleyen paragraflar kafanızı karıştırıyor. Aslında yazar kitap içerisinde Olric seslendirmesi ile Oğuz Atay’a da atıfta bulunuyor ve bence sevgili Oğuz Atay’ımızın başarıyla yarattığı kafa karışıklığından esinlenmiş. Ancak bu beni biraz yordu açıkcası. Fikri ve hikayeyi çok beğensem de bazen kitabı okurken sıkıldım, beynim yandı. Herkesin okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünmüyorum, zira farklı yaşlarda okunduğunda bile farklı hisler yaratabilir bu kitap. Gerçekten sakin bir dönemde, berrak bir zihinle okursanız keyif alacağınızı düşünüyorum.
İbrahim'in Kaybettiğini BulmasıdırGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2022736 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·314 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 12:55
Kitabı tek bir kelime ile ifade edecek olursam; bu çok “lezzetli” bir kitap derdim. Betimlemeler, yemeklerin tarifleri, astronomi, tarih, Fuzuli’nin beyitleri, saray mutfağı, iktidar savaşı, aşk hepsi bir arada. Tüm bunların birleşimi ile okurun hafızasında resmen eşsiz bir lezzet şöleni yaratıyor kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,051 okunma
Yaburnee
10/10
·448 syf.··
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 10:09
Yani bu kitap hakkında duygu ve düşüncelerimi nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Sarsıcı, depresif ama Ayfer Tunç’un kendine özgü anlatım tarzı ve zengin Türkçe’siyle okuması oldukça keyifli diyebilirim. Kitapta 3 bölüm var. 1. bölüm Umut isimli gen hastalığına sahip ve ölmekte olan bir erkeğin agzından anlatılıyor ve Umut’un bölümleri 1,3,5,7 diye tek sayılarda ilerliyor. 2. bölüm Sanem isimli Amerika’da yaşayan bir mimar kadın ağzından anlatılıyor ve Sanem’in bölümleri 2,4,6,8 diye çift sayılarda ilerliyor. 3. bölüm ise bir Umut’un bir Sanem’in ağzından değişen paragraflarla ilerliyor tek bölüm zaten birkaç sayfadan oluşuyor. Kitabın beni etkileme nedeni basit bir aşk anlatımından ziyada aralarda serpiştirilmiş hayata, acıya, sevgiye ve aşka dair düşünmeye iten felsefi paragraflar olması kesinlikle. Kabul ediyorum ki kitabın ilk bölümü oldukça sıkıcı ve zor aktı. Çünkü Umut birbirinden bağımsız şeyleri ordan oraya atlayarak ve pek açıklamayarak anlatıyor. Ama Sanem bölümüne geldiğimde sayfalarda nasıl ilerlediğimi anlamadım ve bir solukta bitirdim. Kitap tam yağmurlu, depresif hava kitabı. Yazın okumak bu duyguyu vermeyebilir. Kitabı Ayfer Tunç seven herkese gönülden öneririm.
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20184,044 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 22. kitabı
Tekrar tekrar dönüp okumam gereken, derinleşmem gereken bir kitap… 39 gün önce Çetin Çetintaş ile Toprak Elementi yogasına başladım. Sabahları 20 dakikamı ayırdığım bu egzersiz benim sakinleşmemi, dinginleşmemi ve toprak gibi istikrarlı şekilde ilerlememi sağladı. İlk birkaç gün çok zordu, çünkü bu pratik için uyanmam gereken saatten yarım saat önce kalkmam gerekiyordu, ayrıca hareketleri yapamıyordum bile. 5. günden sonra alarmsız uyanmaya başladım, bu beni oldukça şaşırttı. Ve matın üzerinde daha özgüvenli, ne yaptığımı bilerek hareket ettim. İnanmayıp kendimi videoya aldım, başarılı olduğumu gördüm. Sonrasında süreç benim için keyifli bir hale dönüştü, erkenden uyanıp camı açıp tertemiz havayı içime çekmeye, kuş seslerini dinlemeye, bazen kendime kahve yapmaya, bazen öylece durmaya başladım. Bu yogaya üç-dört sene önce başlamış ve yarım bırakmıştım; ancak bu sefer su gibi aktı geçti ve yarın son günüm… Demekki doğru zaman bu zamanmış diye düşünüyorum. Videonun olduğu platformda altındaki yorumları okursanız siz de fazlasıyla merak edebilir, hayatınızdaki etkilerini görmek için başlama isteği duyabilirsiniz. Çetin Çetintaş’ın yaptığı paylaşımları, konuştuğu konuları ilgiyle takip ediyor ve bana yabancı olan bu alanda bilgi sahibi olabilmek adına tüm tuşlara basıyorum. İşte bu kitap da daha fazla şey bilme arayışımda karşıma çıktı. Kitap; elementlerin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini ve hangi duygulara yol açtığını anlatıyor ve dahası bu elementlerle yapılabilecek egzersizlere, zihin pratiklerine yer veriyor. Ben çok merak ettiğim için bir solukta okudum ama sakince, yavaş yavaş, sindirilerek, pratikleri denenerek tekrar okunması gerektiğini düşünüyorum. Ne diyebilirim ki; yoga ilgimi fazlasıyla çekiyor, beni bedensel ve zihinsel rahatlatıyor. İlgilenen herkese
Hayat Sana Ne AnlatıyorÇetin Çetintaş · Destek Yayınları · 20191,933 okunma
10/10
·239 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 13:20
İnsanı kendisiyle acımasızca yüzleştiren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Su gibi akıp giden cümlelerle tertemiz bir edebiyat eseri yaratmış yazar. Kitap karakteri Emerenc, unutulmazlar arasına girdi benim için. Kendisiyle ve karşısındakiyle bu kadar rahat alay edebilmesi, düşüncelerini filtrelemeden söylemesi, sevgi dolu olması ama bunu bambaşka şekillerde göstermesi, insanların onu sevmesine ve düşünmesine izin vermemesi, yaraları, öfkesi ama bunların altında çocuksu bir kalbe sahip oluşu,hırsı, çalışkanlığı, hayvanlara olan tutumu gibi birçok nedenlerle beni derinden etkiledi. Kitap sadece duru Türkçe’si için bile okunabilir. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,600 okunma