Yani bu kitap hakkında duygu ve düşüncelerimi nasıl anlatabilirim bilmiyorum.
Sarsıcı, depresif ama Ayfer Tunç’un kendine özgü anlatım tarzı ve zengin Türkçe’siyle okuması oldukça keyifli diyebilirim.
Kitapta 3 bölüm var. 1. bölüm Umut isimli gen hastalığına sahip ve ölmekte olan bir erkeğin agzından anlatılıyor ve Umut’un bölümleri 1,3,5,7 diye tek sayılarda ilerliyor.
2. bölüm Sanem isimli Amerika’da yaşayan bir mimar kadın ağzından anlatılıyor ve Sanem’in bölümleri 2,4,6,8 diye çift sayılarda ilerliyor.
3. bölüm ise bir Umut’un bir Sanem’in ağzından değişen paragraflarla ilerliyor tek bölüm zaten birkaç sayfadan oluşuyor.
Kitabın beni etkileme nedeni basit bir aşk anlatımından ziyada aralarda serpiştirilmiş hayata, acıya, sevgiye ve aşka dair düşünmeye iten felsefi paragraflar olması kesinlikle. Kabul ediyorum ki kitabın ilk bölümü oldukça sıkıcı ve zor aktı. Çünkü Umut birbirinden bağımsız şeyleri ordan oraya atlayarak ve pek açıklamayarak anlatıyor. Ama Sanem bölümüne geldiğimde sayfalarda nasıl ilerlediğimi anlamadım ve bir solukta bitirdim.
Kitap tam yağmurlu, depresif hava kitabı. Yazın okumak bu duyguyu vermeyebilir.
Kitabı Ayfer Tunç seven herkese gönülden öneririm.