Büşra

Geçmiş ve gelecek yalnızca mitti. Geçmiş ölen şimdiki zamandı ve gelecek hiçbir zaman var olmayacaktı, çünkü ona ulaştığımızda gelecek zaman şimdiki zamana dönüşecekti. Şimdiki zaman sahip olduğumuz tek şeydi. Sürekli devinen, sürekli değişen bir şeydi şimdiki zaman. Ve hercaiydi. Yakalamanın tek yolu geçip gitmesine izin vermek, onu serbest bırakmaktı. Ben de bıraktım. Evrendeki her şeyi bıraktım.
Sayfa 214·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlar yaşlandıkça hayatları giderek kötüleşiyordu. Dünyaya küçük eller, küçücük ayaklar ve sonsuz mutlulukla geliyordunuz ve ellerinizle ayaklarınız giderek büyürken mutluluğunuz yavaş yavaş buharlaşıyordu. Ergenlik yıllarınızı geride bıraktıktan sonra mutluluk elinizden kayıp gidebilecek bir şeye dönüşüyor ve kayıp gitmeye başlar başlamaz kütle kazanıyordu. Sanki kayıp gidebileceği bilgisi, ellerinizle ayaklarınız artık ne kadar büyük olursa olsun, onu tutmanızı daha da zorlaştırıyordu.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Kader denen şey, “ilahi karmaşa”da bir matematikti ve insanoğlunun en büyük hatası da onu sadece neticeler yaratan bir şey olarak görmesiydi. Oysa insanın yaptıkları kadar yapmadıklarını da, seçtikleri kadar seçmediklerini de, oldukları kadar olamadıklarını da içine alıyordu kader. O, zaman boyunca uzanan, yani geçmişten gelip dört nala geleceğe doğru ilerleyen düz bir çizgi değildi. Kader bir döngüydü. İçinde neticeler barındırdığı kadar, görülmemiş, gizli kalmış sebepler de barındırıyordu. Bitişlerle olduğu kadar başlangıçlarla da doluydu. Tek mesele kaderi okumakta, okuyabilmekteydi. Aşçıbaşının ve yeryüzünde daha bir çok insanın yaptığı gibi kaderin sadece tek bir kısmına bakıp kalmak, insanın kendisinin bir girdaba hapsetmesiiydi sadece. Oysa önemli olan döngünün bütününe bakabilmek, zamanlar, mekanlar, insanlar ve olaylar arasında kendi bıraktığı izleri sürebilmekti. Bunu yapabilmek, bu ilahi matematiğin içine gizlenmiş denklemleri belirgin kılıyor, elinizden alınanlar kadar önünüze sunulanları da görebilmenizi sağlıyordu.
Sayfa 259·Kitabı okudu
bütün mümkünlerin kıyısındayız. Hayat her türlü Bitişin bir araya gelmesinden oluşan bir akıştır, bir şey biter, bir şey başlar, böyledir bu. … Kapıya yürürken duygular su gibiymiş diye düşündüm, ne kadar kuvvetli olursa olsun zamanla buharlaşıyormuş. Belki de düşünmemişimdir, bunu da şimdi düşünüyorumdur.
İnsanın, sürekli kendini kandırması gereken bir varlık olması çok acı. İnsan saf gerçekle yaşayamıyor; Çarpıtması, değiştirmesi, kendinin ya da başkalarının başka türlü olduğuna kendinin inandırması gerekiyor.
Sayfa 152·Kitabı okudu