İnsanlar sürekli bir yaralanma korkusu içinde yaşıyor. Bu da
nereye gidersek gidelim büyük bir dram yaratıyor. İnsanların
birbirleriyle ilişki kurması duygusal olarak öylesine acı verici ki
görünürde hiçbir neden yokken öfkeye, kıskançlığa, üzüntüye
kapılıyoruz.
Duygusal beden tıpkı mikrop kapmış cilt gibi yara doludur. Bu yaralar da duygusal zehirle iltihaplanmıştır. Korku hastalığının belirtileri öfke, nefret, kıskançlık ve ikiyüzlülüktür. Sonucu ise insana acı çektiren bütün duygular.
Yaşamınız boyunca şimdi olduğunuz gibi olmanın uygulamasını yaptınız. Bunu da öylesine iyi yapmaktasınız ki ne olduğunuza inanmışsanız onu ustaca gerçekleştiriyorsunuz. Kişiliğinizi, inançlarınızı, her bir eyleminizi, tepkilerinizin her birini ustaca yontuyor, ortaya çıkarıyorsunuz.
Yaratma gücü sizin elinizde. Gücünüz öylesine büyük ki inandığınız her şeyi gerçekleştiriyor. Ne olduğunuza inanıyorsanız kendinizi buna göre yaratıyor, gerçekleştiriyorsunuz. Şimdi olduğunuz gibisiniz, çünkü kendinize ilişkin inancınız bu. Gerçekliğinizin bütünü, inandığınız her şey sizin kendi yarattıklarınız.