Lennie

G.A:Ama insanı fare ile aynı seviyeye koymaya hakkın yok. Y.A:Yok-ahlaki olarak.Bu,fareye karşı adil olmazdı.Fare insandan çok daha yukarıdadır ... Y.A:İçgüdü nedir? GA:Kalıtımla gelen alışkanlığın düşünmeksizin ve mekanik olarak yürütülmesidir sadece. Y.A:Alışkanlığın kaynağı nedir? G.A:İlk hayvan başlatmış,soyundan gelenler de kalıtımla miras almışlardır. Y.A:İlk hayvan nasıl olmuş da başlamıştır? G.A:Bilmiyorum ama bunu düşünerek yapmamıştır. Y.A:Düşünürek yapmadığını nerden biliyorsun? G.A:Şey...En azından öyle yapmadığını farz etme hakkım var. Y.A:Buna hakkın olduğuna inanmıyorum.Düşünce nedir? ...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çünkü kendi türünden olanı suda yaşam mücadelesi verirken görüp de atlayıp yardım etmemeye katlanamazlar.Bu onlara acı verir.Bu durumda kendi türünde olan kişiyi kurtarırlar.Başka türlüsünü yapamazlar.Şimdiye kadar ısrarla söylediğimi o yasaya sıkı sıkıya itaat ederler.Şeylere katlanamayan insanlar ile katlanabilen insanları hatırlaman ve onları her zaman birbirinden ayırman gerek.Bu ayrım “özveride bulunma”gibi gözüken pek çok duruma açıklık kazandıracaktır. G.A.:Aman tanrım,bu oldukça iğrenç bir şey.
Eskiden beri “Özür dilerim,bir daha yapmayacağım,”demekten nefret ettim.Söylemeyi beceremediğimden değil,aksine;kolaylıkla ve rahatça söylediğim için nefret ettim.Gerçekte suçlu olmama rağmen-sanki kasıtlı yaparlar gibi-kendimi suçlu duruma sokardım.Bu hepsinden daha acıtıcıydı.
Aslında insanı en çok acıtan şey;hayal kırıklıkları değil.”Yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluklarıdır.” Fyodor Dostoyevski
Duvarı yıkacak gücüm yoksa elbette başımı duvara vura vura o duvarı delip geçemem fakat sırf o bir taş duvardır ve benim de gücüm yoktur diye onunla uzlaşmayacağım.