Düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar;tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder;gerçek yaşamda ailesinin
parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır.
İnsanın doğruyu yanlıştan ayırıyor oluşu,onun diğer yaratıklardan zihinsel olarak üstün olduğunu kanıtlar;ama yanlış yapabiliyor oluşu,onun yanlış yapamayan herhangi bir yaratıktan ahlaki açıdan daha aşağı olduğunu kanıtlar.Bu konumun saldırabilir olmadığı inancındayım.
G.A:Ama insanı fare ile aynı seviyeye koymaya hakkın yok.
Y.A:Yok-ahlaki olarak.Bu,fareye karşı adil olmazdı.Fare insandan çok daha yukarıdadır
...
Y.A:İçgüdü nedir?
GA:Kalıtımla gelen alışkanlığın düşünmeksizin ve mekanik olarak yürütülmesidir sadece.
Y.A:Alışkanlığın kaynağı nedir?
G.A:İlk hayvan başlatmış,soyundan gelenler de kalıtımla miras almışlardır.
Y.A:İlk hayvan nasıl olmuş da başlamıştır?
G.A:Bilmiyorum ama bunu düşünerek yapmamıştır.
Y.A:Düşünürek yapmadığını nerden biliyorsun?
G.A:Şey...En azından öyle yapmadığını farz etme hakkım var.
Y.A:Buna hakkın olduğuna inanmıyorum.Düşünce nedir?
...
Çünkü kendi türünden olanı suda yaşam mücadelesi verirken görüp de atlayıp yardım etmemeye katlanamazlar.Bu onlara acı verir.Bu durumda kendi türünde olan kişiyi kurtarırlar.Başka türlüsünü yapamazlar.Şimdiye kadar ısrarla söylediğimi o yasaya sıkı sıkıya itaat ederler.Şeylere katlanamayan insanlar ile katlanabilen insanları hatırlaman ve onları her zaman birbirinden ayırman gerek.Bu ayrım “özveride bulunma”gibi gözüken pek çok duruma açıklık kazandıracaktır.
G.A.:Aman tanrım,bu oldukça iğrenç bir şey.