Ben zannediyorum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kafidir.Şimdi anlıyorum ki değilmiş.Yollar görünmez kayalarla doluymuş.Onlara çarpmamak lazımmış.Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edrmezmiş.Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar.
Tarih bu üç kadının çığlığını boğmuş, benimkinde boğmaya çalışmıştı.Ama ben onların sessiz çığlıklarını yükseltecektim. Hem Maya , hem Ayşe ,hem Mari , hem daha resmini bile göremediğim Nadia idim.Hem Müslüman hem Yahudi , hem Katolik'tim .Yani insandım.İçim içime sığmıyordu.Önümde zor ama ışıklı bir yol görüyordum.Sanki Yedi Uyuyanlar gibi yüzyıllarca süren bir uykudan yeni kalkıyordum.