Büşra

Büşra
@busra_quler
Okudukça düşünür... yavaşlar... dalar... Çok düşündüğünü farkeder, hızlanmaya başlar. Sonra tekrar başka bir dünyaya kayar. Velhasıl kelam hızlı başlar, yavaş bitirir.
(Hesabını Allah(c.c) sorsun!)
Ebu Hureyre (r.a)'dan rivayetle, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: Emanet ortadan kalktımı kıyameti bekle buyurdu. Ebu Hureyre (r.a): Ey Allah'ın Resulü, emanet nasıl ortadan kalkar? dedi. Peygamber (s.a.v): Devlet ve hükümet idaresi ehil olmayanlara verilince kıyameti bekle, buyurdu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hasan b. Ali (r.a)'dan rivayetle, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu; "Şüphe ettiğin şeyleri bırak, kesin olarak helal ve doğru olduğuna inandığın şeylere yönel, zira doğruluk kalpte rahatlık ve kesinlik, yalan da zan ve şüpheden ibarettir
4/10
·184 syf.··
2025 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 15:41
Yazar ismi tanınırlığı sebebiyle, eskaza beğeneceğimi sanarak elime aldığım kitap. Her telden çalmış. Bütünlük yok. Sanki Instagram'da karşısına birkaç beğendiği hikayeli reels çıkmış. O da olayların içine bu olayları sızdırmış. Anadolu'yu tez yazarak araştırmış sanki. Öyle yavan ve yer yer doğruluğu bile sorgulanır sözler. Güzel yerler vardı ama bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir. Bu kitabın tadı ile sınıfta sallamasyon ingilizce metin okurken ortaya çıkan telafuz zenginliği aynı tadı verdi. Ara ara doğru telafuz da olsun canım.
DireksiyonÜstün Dökmen · Epsilon Yayınevi · 2020462 okunma

Büşra

, bir kitap okudu
4/10
·184 syf.··
6 günde okudu
·
2025 20. kitabı
Üstün Dökmen
7.3/10 · 462 okunma
En uygun yakıştırma insanlığı tüketim turizmi olsa gerek.
İnsan evladı, bilinci olan ama bilincini kullanamayan bilinçsiz bir kitleydi. Dünyalıların bir bölümü bunca acı sefalet içinde yaşarken, çok az kişi onların yardımına koşuyor; pek çok kişi, fiyatlar ucuzken dünya seyahati turlarına koşuyordu; belki de "zenci" köle pazarlarından mülhem ve kendilerine hakaret eden Kara Cuma alışverişlerine gidiyor, aslında hiç de ihtiyaçları olmayan binlerce şeyi, sadece ucuz olduğu gerekçesiyle satın alıyorlardı. Öylesine alıyorlardı ki altmışlı yılların başında Philadelphia trafiği, şimdilerde internet trafiği, kargo trafiği tıkanıyordu. Deniz turizmi vardı, kültür turizmi vardı, hatta savaş turizmi vardı; bombalanmış şehirlerin yıkılmış binalarını turistler, üzgün ve adrenalinli gözlerle seyrediyorlardı. Çok akıllı bir televizyon kanalı naklen savaş yayını bile yapmıştı. Gladyatör dövüşlerini veya ilk Hristiyan ailelerin yırtıcı hayvanların önüne atılışlarını, sadomazoşist duygularla izlemekten ne farkı vardı bunun. Vahşiler değişiyor, vahşet değişmiyordu. "Eski hamam, eski tas," demiş dedeler nineler. Ne doğru söylemişler.