büşra

Puan vermedi·%27 (148/540 syf.)·
sylvia plath benim için çok özel bir yazar. kitaplarını okuduğum her dönem yorumlama ve uyumlanma şeklim değişiyor. günlükleri bu kez sindirerek ve zamana yayarak okuyorum. henüz ilk sayfalardayım ancak dikkatimi çeken bir durum oldu, plath'in babasıyla arasındaki ilişkisi ve babasının şiirlerindeki imgesi çok fazla tez ve makaleye konu olmasına rağmen annesinin yaşamı ve şiirlerindeki temsiline dair ortada pek bir şey yok ve anne, yok edici, yutucu anne olarak plath'in şiirlerinde büyük yer tutuyor. annesini pek çok mitosta dişil ve anaç bir sembol olan ay ile özdeşleştiren sylvia'nın birçok şair gibi mitolojiden yararlandığını ya da ilhamıyla çok arkaik imgelere ulaştığını anlamak için edebiyat dahisi olmaya gerek yok ancak plath'in şiirlerinde ve güncesinde ayın yok edici, yeryüzündeki insana uzak, yarasalar tüküren ve kel, yabanıl bir kadın olarak betimlenmesi dahilinde söylenebilecek ancak söylenmemiş çok şey var bence. kitabı okudukça konuyla ilgili fikrimi güncelleyeceğim.
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,677 okunma
Reklam
kendine ait özgürlük takvimin köşesinde seni bekliyor. bütün bir hayat kaybolmuş değil, yalnızca on sekizinci yaz. ve belki de bütün bu süre zarfında bu küçük, uyuşuk karanlıkta iyi bir şeyler de filizlenmiştir.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
tüm çıkış noktalarının, balmumuyla tıkanmış gibi olduğu bir zaman gelir. odanda oturur, genzini tıkayan, gözlerinin ardındaki gözyaşı torbacıklarında tehlikeli bir biçimde sıkışan, iğne iğne batan acıyı hissedersin. tek bir kelime, tek bir hareket ve içine attığın her şey –iltihaplanmış dargınlıklar, kangren olmuş kıskançlıklar, tatmin edilmemiş arzular– öfkeli, aciz gözyaşlarıyla, bilhassa herhangi birini hedef almayan mahcup hıçkırıklar ve zırıltılarla patlak verir. Hiçbir kucak seni sarıp sarmalamaz, hiçbir ses, "şşşt, üzme kendini. uyu haydi" demez.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Reklam