“Bizler, ufacık şeylerden rahatsız olmaya hazırız. Mutlu günlerimiz pek azken, dertli günlerimiz pek fazla. Tanrı’nın bize bağışladığı güzellikleri görebilsek, kötülüklerle baş ederken daha güçlü oluruz.”
Yirmi yaşında olmadığımız halde bizler de mutlu olduğumuz anları gözden geçirsek, bütün kâinatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? “Hiç!”