Busvaguler

Busvaguler
@busragul34
Hasan Güler this being human is a guest house.
Oturmuşsun bir selatin caminin avlusunda, İstanbul'da yağmur yağıyor, hoparlörden gelen aşır sesi, seni dinlendiriyor. İstanbul'da olmanın verdiği güzelliklerden en güzelini yaşıyorsun, oturmuşsun bir selatin camide, İstanbul'da yağmur yağıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Mestâne nukûş-ı suver-i âleme baktık Her birini bir özge temâşâ ile geçtik” Nailî "Dünyaya ait bu fani görüntü, hal ve nesnelerde mestane yani sarhoşluk haliyle takılıp kalmamak, özge bir temaşa ile hemen onlara bakıp geçip gitmektir. Bakıp geçmeyerek onlara takılıp hatta çakılıp kalırsak, bu bizim felaketimiz, hüsranımız, trajedimiz olur. Zira dünyaya ait her şey ve her hal, sonsuzluğu kucaklama kabiliyetinde, niyet ve isteğinde olan ruhunuzu tatmine yetmez. Tatmin etmediği zaman da varoluşsal trajedi ile karşı karşıya kalır ve perişan oluruz. Modern bunalım, buhran ve huzursuzlukların, sıkıntıların kaynağı budur." Diyor. "Demek ki hayatın anlamı ve İslam imanının özü ve ruhu, fani dünyaya mestâne çakılıp kalmamak, bir özge temaşa ile geçip gitmek ve asıl sonsuz olan, ebedî olan, tek hakikat olan Allah’a doğru yol almakmış."
Gece, derin sessizlik içinde, daha bir düşüncesi olur insanın. Etraf sessizdir fakat insanın zihninde türlü düşünce ve gürültü vardır. Hayatın, yorgunluğun, amacın, umudun her şeyin düşüncesi.
ONAYLANMA/DOĞRULANMA İSTEĞİMİZ ÜZERİNE İnsanlar, hayatlarını bir sosyal ortam içerisinde geçirir, bu ortamda ise başkaları tarafından kabul görmek, onaylanmak isterler. Her ne kadar bundan kaçınmaya çalışsa da her insan “onay” aldığında daha özgüvenli ve cesur hisseder. Bir noktaya kadar bunun olmasında herhangi bir sorun yoktur elbette, örneğin, ebeveynin çocuğunun güzel davranışlarını onaylayarak bu davranışı pekiştirmesini sağlaması çocuğun sağlam bir kişiliğinin oluşması açısından son derece önemlidir. Fakat belirli bir noktadan sonra, birey davranışlarının çoğunda etrafından onay beklemeye devam ederse, hayatı bunun üzerine şekillenir, birilerinin kendisini doğrulamasına muhtaç bir şekilde yaşar. Özgün düşüncelere sahip olamadığı gibi, çevreye uyum sağlamak adına başkalarını da rahatlıkla eleştiremez. Bu kritik noktayı bilmek önemlidir. Kişi kendini sorgulamalı ve başkaları tarafından onaylanmanın kendisini ne derece yönlendirdiğini incelemelidir. Onaylanmadığı için doğru kabul ettiği bir inancından vaz mı geçiyor? Sevdiği kıyafeti bir kenara mı atıyor? Veya etik anlamda yanlışlığı bilinen bir davranışa sırf dışlanmamak adına devam mı ediyor (arkadaş ortamında sigara içmek gibi)? Bu olumlamaya bağımlılık, kişiyi aksi durumda depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklara sürükleyebilir. Acaba ne derler? Yanlış mı düşünüyorum? Fikirlerim kabul görmeyecek mi? İnstagram’da paylaştığım fotoğrafım neden az beğeni aldı? Arkadaşım neden bana öyle dedi? Vs. gibi endişelerin doğması elbette kişinin ruhsal pozisyonunu etkileyecektir. Bu gibi durumlara mahal vermemek adına, toplumun onayına o kadar da ihtıyacımız olmadığının farkına varmalıyız. Burada söz edilen, bireyin yanlış davranışının toplum tarafından onaylanmaması ve bireyin bunu yapmaya devam etmesindeki
"Love is patient, love is kind. It doesn't envy, it doesn't boast, it is not proud. It does not dishonor others, it is not self-seeking, it is not easily angered, it keeps no record of wrongs. Love does not delight in evil but rejoices with the truth. It always protects, always trusts, always hopes, always perseveres."