Biz bir şey yazmak için genelde dijital cihazları kullanıyoruz. Parmaklarımızla harflere dokunuyor, klavye kullanarak yazıyoruz. Yazdığımız bir kelimeyi beğenmezsek siliyor, seç, kes, yapıştır yapıyoruz. Ya da paragrafın sonundaki cümleyi başa almak istiyorsak ilgili kısmı seçip sürükleyip başa koyuyoruz. Dijital ortamda yazarken mümkün. Ancak elinize bir parça taş alıp çekiçle kazıyarak üzerine bir şeyler yazdığınızı hayal edin. Dönüp yazdıklarınızı okudunuz ve bazı değişiklikler yapmak, bazı kelimelerin yerini değiştirmek istiyorsunuz. Ne yapacaksınız? Elinize yeni bir taş parçası alıp her şeye yeniden başlamanız gerekir. "Kitab" da söz konusu olan budur. Bir kere yazdınız mı, değiştiremezsiniz. Sil, sürükle-bırak imkânı yok. Yontarak yazdığınız kelimeleri ise hiç silemezdiniz, nasıl sileceksiniz ki?
''Önyargı, adamın ocağını batıran bir hastalıktır. Hele o önyargı bir taassuba dönüşürse, artık karşınızda konuşan peygamber bile olsa kulaklar tıkanır, sözler tesir oluşturmaz ve dile getiriken hakikatler işitilmez.''
'' Fakat bu iman öyle bir şey ki kalbe girdiği anda hayatta bir şeyleri değiştirmeye başlıyor. Eğer bir iman değiştirmiyor ve dönüştürmüyorsa o, Allah'ın istediği bir iman değildir. ''