Tanrı’nın dünyayı yaratmadığına inanmak, O’nun yarattığına inanmak kadar bir iman eylemidir. Farklı yönde de olsa inanmayanlar da inananlar kadar argümanlarını temellendirirken imana başvurmaktadırlar.
Ben aşkı şiirlerde, romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüya gibi addedenlerden değildim. Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.