21. yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de artık "itaat özneleri" değil, performans özneleri olarak adlandırılıyor. Bu özneler kendi kendilerinin girişimcileridir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günümüz toplumu artık Foucault'nun kliniklerinden, tımarhanelerden, hapishanelerden, kışlalardan ve fabrikalardan oluşan disiplin toplumu değil. Bunların yerini fitness salonları, ofis kuleleri, bankalar, havaalanları, alışveriş merkezleri ve gen laboratuvarlarından oluşan bambaşka bir toplum aldı.
Dünyanın pozitifleştirilmesi yeni şiddet formlarının doğmasına izin veriyor. Bu şiddet formları, immünolojik başkadan köklenmezler, daha doğrusu sistemin kendisine içkindirler. Tam da içkinlikleri nedeniyle immün-savunmayla tepkimeye girmezler. Psişik enfarktüslere yol açan şu sinirsel/nöronal şiddet, bir içkinlik terörüdür.