Büşra

Veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce Veronika'yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. Oysa orada kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne küstah, ne deli kızlar duruyordu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Güçlülüğü ve kararlılığıyla pek çok kişiyi etkilemiş olabilirdi Veronika, ama neye yaramıştı bu? Boşlukta kalakalmıştı. Yapayalnız. Villete'de. Ölümün bekleme odasında.
Sorun buydu işte: Her şeyi aptalca bulduğu için yaşamın kendisine empoze ettiği şeyleri kabullenmişti her zaman.
...ama önyargıların esintisi ve unvanının gereksinimleri karşısında n kadar çoraklanmış olursa olsun, bir kadının yüreğinde, Tanrı'nın bahşettiği annelik sevgisi sayesinde her zaman bereketli ve güleç bir köşe vardır.
Roman yazmak, koca bir yılını uzun bir cımbızla bir şişenin içinde minyatür bir gemi yapmaya veren insanların yaptığı işe benzer.