Çocukların fıstık ve incirleri almak için ellerini nasıl da dar boğazlı bir kavanoza soktuklarına bakın. Ellerini geri çıkartamazlar ve ağlamaya başlarlar. Onlara dersin ki: ‘’Birkaç tanesini bırak ki birazını çıkartabilesin.” Siz de arzularınızı bırakın. Bırakın ki hepsine kavuşun.
İnsan aklının en zayıf olduğunu hissettiği anlarda ona büyük sorular sormak da istemez. Tek bir lokma yiyemeyecek adamın önüne koca tabak konulmaz. Yediğini ya kusacak ya da hasta olacaktır. Halbuki yapması gereken kendi kapasitesini düşünmeyi bırakmaktır.
Her zaman kapının açık olduğunu hatırla. Çocuklardan daha fazla korkma. Tıpkı onlar gibi oyundan sıkıldığında ‘’Daha fazla oynamayacağım’’ de ve çık git. Ama eğer oyuna devam etmek istiyorsan ağlama."