büşra

büşra
@busrraucar
Hacettepe - Department of History
Kendini unutmuş birinden seni hatırlamasını bekliyorsun. Feryadını duyan bir sensin halbuki. Üstelik şehrin sokaklarında dolaştığın bazı zamanlar en garibinden bir heyecan basıyor, ansızın. Gözlerin elini bırakıp koşturuyor sokaklarda, onu arıyor. Üstelik o bu şehirde bile değilken. Sonra an, sızın oluyor. Ah diye sızlanırken çaresizlik neymiş daha kuvvetli anlıyorsun. Artık gözlerine kelepçe vur. Aramaktan vazgeç. Acınası gerçek şu ki; O, seni nadasa bile bırakmadı. Yani anlayacağın o toprak bir daha ekin vermeyecek.
İlişkiler
Reklam
Biraz buruk biraz hiperaktif. Biraz hiçlik biraz varlık arasında bir yerlerdeyim. Sobe! Düşünmeye başladığımda olduğum yere çakılı kaldığım zamanlardayım. Bir daha o yolları.. Bugün göz kenarlarımda çizgiler farkettim. Henüz derinleşmemiş fakat yavaş yavaş yerini belli etmiş. Bugün eski fotoğraflarıma baktım. Ne tuhaf değil mi ? Seneler insana ne bakışlar veriyormuş, anladım. Bir daha o yolları... Bugün belki koşarak, tırmana tırmana zirvesine ulaşmak isteyeceğim ne varsa, emekleyerek her bir emeklemede biraz daha dinlenip biraz daha izleyerek, zirvesine değil de hayırlısına ulaşmaya çalıştığımı farkettim. Bir daha diyorum o yolları? Bugün kendimi anlatmaktan çok, anlatılanı anlamayı istediğimi. Bugün süslü cümlelerden çok hisli bakışları. Bugün dünyevi olan ne varsa hepsini yıkıp ruhani oluşları. Bugün olduğum yerden, öyle çok vücut oynatarak değil de, bir küçük kafa hareketi belki biraz göz ucuyla arkama baktığımda, Bir daha o yolları... Hepimiz bir noktada biriz. Hayat bize şunu öğretti; Bir daha o yolları aynı hevesle yürümeyeceğiz.
İlişkiler
Bir cümle Bir kelime Bazen durup durup bir harf bile dokunuyor ruhuma. Kabul edilemez bir gerçeğin karşısında varoluş sancısı çekiyorum. Böyle olmaması gereken ne varsa işte tam da böyle oluyor. Aidiyetin gücünü kabul etmenin öyle zor bir uçurumundayım ki. Böyle olmaması gerektiğini de biliyorum üstelik. Kim böyle olduğunu kabul edebilir ki kendini hiçe sayar gibi. Birinin bir şeyi olmak istiyorsun mesela hiç farkında olmadan. Hastane randevusunu hatırlatmak gibi. Ne bileyim Belki hastane randevumun hatırlatılması gibi. Nasıl söylenir böyle sözler insan kendini nasıl böyle çiğner? Ama hava biraz soğuk üstün ince çıkma demekle seni çok seviyorum demenin arasında nasıl bir uçurum olduğunu biliyorum. Biliyorum, Birinin bir şeyi olmak, Biriyle bir şeyi beraber başarmak, Yanyana daha iyi olmak, Birinin herhangi bir şeyinde ihtiyaç duyduğu kişi olmak bir uçurumdur işte. Güçlü olduğun, özgürce kendini saldığın bir uçurum hem de. Kim bu sözleri kabul edebilir ki? Egodan zırhlarımız varken, kim Nasıl diyebilir? Birine ait olduğunu hissetmenin gücünden, Kim, neden, nasıl bahsedebilir? İsterdim, Beraber güçlenmenin sahibi olmak. Sevgi böyle bir şeydi, Seni seviyorum demek yerine bugün yeterince su içmedin demek gibi, Bi’ şeydi.
Edebiyat
Ne çok şey yaşarız daha, Dökeriz yine yapraklarımızı, Bulutlar sarar her bir yanımızı. Yağmurlar alır götürür tasamızı, Gökgürültüsünde kaybolur belki korkularımız, Rüzgar süpürür yalnızlığımızı. Belki tam bitti derken yeşerir umutlarımız, Bütün hayallerimizi toplayıp, Aydınlığa varırız...
Edebiyat
Yönlerimiz ortak, yollarımız aynı ‘Gitmem gerek’ dersen saklarım kapıları Elmaslar var sanki kirpiklerinin ucunda Nehirler akarcasına oradayım, avucunda Bir kelime dahi olmaya hazırım iki dudağının arasında ve sana bakınca diyorum ki: -Tamam her şey yanımda.
Edebiyat