İçimden bir şey uçup gitmiş.
Yaşamdan hiç korkmadım, ama gün gelip yaşamdan bana gına geleceğini hayal bile edemezdim.
Yaşamla tıka basa doldum, öyle ki artık hiçbir şeyi arzu etmez haldeyim.
O bir hayat yaşamış, heyecanlar tatmış, aşkı tanımıştı; yaşamın zorluklarını kabullenmiş, sineye çekmişti; gemilerde tayfa olmuş, tuhaf ülkelere gitmiş, kavgalarda çetesine elebaşılık etmişti. O, önce halk kütüphanesindeki binlerce kitap karşısında şaşalayan, sonra burada yolunu bulmayı öğrenip, o kitaplara vâkıf olan adamdı. Gece yarıları gazyağı lambasıyla çalışan, uyumamak için yastığına bir mahmuz yerleştiren, kitaplar yazan adamdı. Ama, koca kalabalığın yemekle doldurmak hevesine kapıldığı, devasa bir mide değildi.
Bitirdim...
Sazımı koydum kenara.
Şimdi şarkılar sustu
Mor çiçekli yoncaları
Gölgeler sardı
Bitirdim...
Sazımı koydum kenara.
Nice şarkı söylemiştim
Dalda öten bir kuş gibi
Şimdi ben de susuverdim
Yorulmuş bülbül misali
Artık başka şarkım da yok
Geldim dayandım sınıra
Bitirdim...
Sazımı koydum kenara.