İnsanların saadet anlayışları da gariptir.
Kitaplara bakarsanız, kendilerini dinlerseniz, insan oğlunun asıl vasfı akıldır.
Onun sayesinde diğer hayvanlardan ayrılır.
Beylik sözüyle, hayata hükmeder.
Fakat kendi hayatlarına teker teker bakarsanız bu yapıcı unsurun zerre kadar müdahalesini göremezsiniz.
Korku...
Korku ve insan,
korku ve insan talihi,
insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık.
Fakat neyi anlatabilirdim, kime anlatabilirdim?
İnsan neyi anlatabilir?
İnsan insana, hangi derdini anlatabilir?
Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
Belki de şahsiyet dediğimiz şey bu, yani hafızanın ambarındaki maskelerin zenginliği ve tesadüfü, onların birbiriyle yaptığı terkiplerin bizi benimsemesidir.