Buse Tunç

Buse Tunç
@bussemmm
İnsan geleceğe yönelen, geçmişini taşıyan ve şimdide var olan bir varlıktır. Ölüm, insanın en temel olanağıdır: Herkesin yerine başkasının üstlenemeyeceği, kesin bir son. Martin Heiddegger
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan, birçok olasılık arasından seçim yapmak zorunda olduğundan sürekli bir belirsizlik ve huzursuzluk hisseder.
Soren Kierkegaard
katilin gözünden..
Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudakları, balmumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Ve anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.. ..Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Söylenmemiş, yazılmamış, görüntülenmemişti. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. İnkâr etmiyorum, vahşetle yıkanan o saf hakikati sevdim. Bedenim gençleşti, ruhum arındı, benliğimden yeni bir benlik çıkardım. Yıllarca bana yoldaşlık etmiş korkunç anıların verdiği eziklikten bahsetmiyorum. Onlar çok geride kaldı. Bir yılanın kabuk değiştirmesi gibi kurtuldum o utançtan. Bedenimi örseleyen o yara, arada bir sızlasa da güçlü kıldı beni. Çocuk düşlerimi lekeleyen o karabasanın, ömrümün en kıymetli fırsatı olduğunu anladım.. Artık, sadece bugün ilgilendiriyor beni. Manadan söz ediyorum, hayatı ölümle kutsamaktan, ruhu onlarla aynı tahta oturmaktan.. Korkuyordum. Çünkü insanın insanı öldürdüğü o ilk anı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Bende katil gibi haykırdım, kurban gibi çığlık attım. Ve insanın bu halini sevdim. ..Her an uyumaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Beni ben yapan o şahane mutsuzluğumu, ucuz sevinç kırıntılarıyla tedavi etmeye çalıştım, kadim duyguların yerine kolay olanları seçtim. Kendimle bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar…
Vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem?
Puan vermedi·456 syf.··
2025 24. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 13:14
Ahmet Ümit’in Başkomiser Nevzat serisinin beşinci kitabı olan Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, yine sürükleyici bir polisiye atmosferiyle okuru karşılıyor. Yazarın her kitabında olduğu gibi bu romanda da okuyucuyu ters köşe yapan olaylar ve derin karakter analizleri dikkat çekiyor. Bu seferki cinayet vakasında olayların akışını takip etmek daha kolay görünse de, kurgunun merak uyandırıcı yapısı okuru sayfalar arasında hızla ilerletiyor. Ahmet Ümit’in betimlemeleri, her zamanki üslubuyla oldukça güçlü; mekânları ve karakterleri zihinde canlandırmayı kolaylaştırıyor. Bu da okurun kendisini hikâyenin tam ortasında hissetmesine olanak tanıyor. Romanın bazı kısımları duygusal yoğunluğu nedeniyle hüzün verici olsa da, finalde okurda huzurlu bir tat bırakıyor. Önceki kitaplara kıyasla daha kısa sürede tüketilebilecek, akıcı bir eser olduğu söylenebilir. Sonuç olarak Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, hem polisiye meraklılarına hem de Ahmet Ümit’in güçlü anlatımını sevenlere tavsiye edilebilecek, serinin okunması gereken önemli kitaplarından biridir Ahmet Ümit Beyoğlu’nun En Güzel Abisi
Beyoğlu’nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,5bin okunma