“Evet, ilmektir boynumdaki ama ben kimsenin kölesi değilim, tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya tarantulaymış benim adım diyecek değilim, tam düşecekken tutunduğum tuğlayı kendime rabb bellemeyeceğim, razı değilim beni tanımayan tarihe beni sinesine sarmayan tabiattan rıza dilenmeyeceğim.”
“İnanç’ın Babaları bize her insanın bir günahkar olduğunu öğretir. En asil krallar ile en mert şövalyeler bile öfkenin, şehvetin ve kıskançlığın pençesine düşebilir, onlara utanç getiren ve adlarını lekeleyen davranışlarda bulunabilir. Ve en alçak erkekler ile en ahlaksız kadınlar bile zaman zaman iyilik yapabilir zira sevgi, merhamet ve şefkat en kara kalplerde bile yer edinebilir.”