Rilke, Malte Laurids Brigge'nin Notları'nda kimi anlamların günü gelmeden ortaya çıkmayacağını anlatır ve şunu önerir: "Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Cevaplar şimdi arama. Cevaplar sana şimdi verilmez, çünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın. Bu, her şeyi o an yaşama meselesidir. Şu anda soruyu yaşaman gerekir. Daha ileride, belki farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın."
O'nun (sav) hayatında tahavvülün, halden hale geçmenin olmadığı hiçbir dönem yok. Fırtınalar içerisinde bir hayat... En güzel, en kıymetli hayat O'nunkiyse, ki bunda şüphe yok, o hayattan alınabilecek en önemli derslerden biri de kıymetli bir hayatın tahavvüllerle, fırtınalarla, değişim ve dönüşümlerle geçeceğidir.
İnsan her şeyi sabitleyerek ruhunu felç etmektedir. Halden hale geçemeyeceği, zahiren sorunsuz ama gerçekte durağan bir hayat yaşayarak terakkisini durdurmakta ve yokluğa karışıp gitmektedir.
Başkalaşmak, değişmek ve dönüşmek insana korkutucu gelir. Aslında bu korku var olmaktan korkmaktır. Yeniden yapılanmaktan ve yeniden doğmaktan korkmaktır. Dirilmekten korkmaktır. Yaşamaktan korkmaktır. Oscar Wilde der ki, "Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. çoğu insan sadece var olur."