Yağmur Berberoğlu

Yağmur Berberoğlu
@byagmurr
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, mutlu kişiler düş kurmaz, bunu ancak yeterince doyuma ulaşamamış kişiler yapar. Doyuma kavuşturulmamış düşlemlemenin itici güçleridir ve her düş belli bir isteğe doyum sağlama çabası ve böyle bir doyumu ondan esirgeyen gerçeği değiştirme girişimidir.
Üzerine o kadar şey söyleyesim geldi ki… insan hayallerini gerçekleştirdikçe mutlu olur. Tabii ki yalnızca hayal gerçekleştirerek mutlu olunmaz fakat başarma hissi, kafada yaşatılanın hayatta da deneyimlenebilmesi hazzı insanı sevindirir. başaramamaktan korkma, başarabilme yolundaki zorluğu göze almaktan korkma, başarının sonunda başarma hayali kadar doyum yaşanacak mı hissi, otururken kafada olup bitirmenin kolaylığı lâkin bi’ şeylerin olması uğruna gerçek dünyada çabanın gerekmesi vs. Hareket berekettir diye boşuna dememiş atalarımız. 😅 hayal > hareket > mutluluk ama hayal kurup direkt çabasız mutluluk beklemek de bir süre sonra çok hayal kuran insanda hayal alemiyle gerçek alemin birbirine karışmasından olsa gerek, gerçek dünyada uğraşma adımını es geçmeye varıyor iş. (Bilinç akışı tekniği kullanılmış varsayabiliriz) 🤓
Freud’un söylediği şey aslında “hayal kurmak kötüdür” gibi bir yerden değil. Mesele, hayalin eylemin yerine geçip geçmediği. Psikanalitik olarak düş kurma, çoğu zaman doyuma ulaşamamış bir isteğin gerçek hayatta karşılanamaması sonucu ortaya çıkan geçici bir telafi alanı. Hayal eyleme dönüştüğünde zaten Freud’un eleştirdiği noktadan çıkıyor; o zaman artık düş değil, gerçeklik ilkesine bağlanmış bir hedef oluyor. Eh biraz da aslında bir hedefe, istenilen duruma ulaşıldığında eskisi kadar değerli mi? tartışmak gerekir. Ayrıca hareket kısmına katılıyorum, eylemsiz istekler, hayaller sözde kalan ve uçup gidecek olan bir yargıdan başka bir şey değil. :)